Anasayfa / Şükrü Şahin / UNUTMAK MI ?

UNUTMAK MI ?

UNUTMAK MI ?

Her gün kanayan yaramı nasıl unutayım

Koray Kaya’ yı soruyor oğlum ve ben gözyaşlarımı tutamıyorum, hala 12 yaşında diyorum…

• padişah tayyip hazretleri sivas a ali kolat diye bir hızır paşa atamış. hızır paşa vermiş fermanı sakın yürüyemez olalar deyu. bunların hiç tarih bilgisi yok , biz pir sultanız biz ferman dinlemeyiz ferman yırtarız…

18 yıldır anılıyor Madımak şehitleri , 18 yıldır bir başka harlanıyor tekrar yürekler .
2 temmuz 2011’ in farkları vardı diğer yıllardan. Madımak Oteli, Bilim Kültür Merkezi olarak değiştirilerek Madımak ismi ve katliam zihinlerden silinmek istenmişti. Bu sürecin diğer adımını da AKP ve Tayyibin valisi 3 gün öncesinden otelin kamulaştırılmış olması nedeniyle yasal olarak önünde eylem yapılamayacağını yapılırsa da müdahale edileceği fermanını çıkararak atmıştır. Bu iki adım birbirinden bağımsız düşünüldüğünde anlamsızlaşır ancak bir arada değerlendirildiğinde resim somut olarak şekillenebilir. Hedeflenen kısmen zamana yayarak katliamın sıradan bir gün olarak anılmasını ve giderek unutulmasını sağlamaktır.
18 yıldır Madımak artık bir bitki türü olarak konuşulmuyor. Büyüklerimizin adlandırmasıyla mercimalak bir bitki değil bir otel ismi bir şehitlik olarak hafızalara yerleşti.

Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından Sıvas işi

Madımakta gaz soludum tıpkı 33 canım gibi şimdi biraz daha mutluyum…

Günler öncesinden başladı hazırlıklar ve 1 temmuz günü yola çıktık. Sabah “ ne kışı azala ne çilesi bite kızılırmak boylarındaki” şehre vardık. Daha varmadan fermanlar hazırlanmıştı. Sivas ‘a giren tüm otobüsler durduruluyor ve bagajlarda “yasadışı” şeyler aranıyordu. Kitlesel olarak bir önceki yıla göre azdı insanlar. Kimilerine göre hızır paşanın fermanı etkili olmuştu bu duruma aslında tam tersiydi sivas ta her şey. Eğer ferman öncesinden verilseydi en az 4-5 katı olurdu insanlar. Yürüyüş başlar başlamaz işaretlerde gelmeye başladı. Kavgamızın başkenti İstanbul’dan gelen otobüslerin şehre alınmadığı haberiyle oturma eylemi başladı. Yapılan görüşmeler sonucunda yürüyüşe bir saatten fazla gecikmeyle başlandı.etembey parkı önünden mevlana caddesine oradan da valilik önünden madımak a varan yol boyunca sloganlarla yüründü. Hızır paşanın fermanı ile otelin 3 metre önüne kurulan barikatla insanların otel önüne çiçek koyması engellendi. Bu engellemeye direnilmesi üzerine otel yangınından ellerinde kalan gazlarla bu defa dışarıda katliama giriştiler. O zamandan biliyorduk orada insanları devlet katletti. Hangi hayın oteli yakma emrini verdiyse şimdi de aynı halk düşmanları tarafından insanlara gaz sıkma emri verildi. Olaylar sadece bu kadarla sınırlı kalmasına rağmen basında çok geniş yer aldığını otobüsteyken öğrendik. Bu gelecek sene için saldırı yapılacak korkusunu yayma amacı taşısa da seneye çok daha görkemli ve daha kitlesel olarak anmanın yapılacağını da şimdiden söyleyebilmek mümkün.

Neredeyse valiler emniyet müdürleri kısım müdürleri bizden önce gidiyorlar otelin önüne ve bizden daha fazla ağlıyorlar o gün. İçlerinden de geçiriyorlar tabi ki “ah ah biz o gün bittiklerini sanıyorduk” diye. Her sene şehitleriyle HASRET gidermeye gelen insanlar AKARSUlar gibi çağlayarak akıyor önce yurdun ve dünyanın her yerinden Sivas’ a. Alibaba dan Fidanlık’dan Gökçebostan’dan akın akın akıyorlar Madımak Şehitliğine doğru. Bir an önce varmak lazımdı oraya ve heyecanla yola koyulmak. Hasret elinde bağlamasıyla şelpe hazırlığı yapıyor ve hala 21 yaşında kalmış yüreğimin bam teli, bir yanda Akarsu yepyeni bestelerini hazırlamış ama sanki biraz fazla heyecanlı sanırım sulari babadan deyişler söyleyecekler Edibe Sulari ile, Nesimi baba elinde 3 tellli curasıyla duruyor yanda. Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Aysan, Erdal Ayrancı, Uğur Kaynar ellerinde kalem yazılarını şiirlerini hazırlıyorlar. Asaf Koçak hemen çizmeye başlamış hayatı karikatürlerinde. Semah hizmeti için duruyor gençler son hazırlıklarını tamamlamışlar madımak kültür şenliğine hazırlanmış bekliyor gelecekleri. Otelin içi görkemli bir çalışmayla çalkalanıyor her şeyi yetiştirebilme telaşı içindeler. Gelenler onlara layık olmaya çalışırken onlar da boş göndermemek için çabalıyor.
Faşizmin korkulu rüyalarından biriydi memur sendikaları kendi sendikalarını kurdular ve istedikleri gibi oturup anlaşıp sorunu ortadan kaldırıyorlar ama ah bir de şu KESK tamamen ortadan kalksa ne güzel olurdu ne ballı sözleşmeler yapılır, memurun elindekilerde alınırdı. Padişah Tayyip ne kadar isterse o kadar ulufe dağıtırdı. ama bu ülke de KESK vardı ve onurun emeğin sembolü olarak gazlara barikatlara karşı savaşmaya devam ediyor. Ve emek mücadelesi denince akla KESK gelecektir kamu çalışanları alanında.
Faşizmin korkulu rüyalarından biriydi 1 Mayıs ve özellikle de Taksim de 1 Mayıs. 88 ve özellikle de 89 dan itibaren kan ve can pahasına devrimciler bu durumun üzerine üzerine gittiler. Geri adım attı siyasi iktidar, tamam izin veriyorum ama 1 Mayıs olarak değil dedi Şehitler Taksimdeydi ve tekrar istenildi Taksim yine kan yine can pahasına girildi ve artık zaten alınmış bir yeri biz veriyoruz dediler. Yine aynı sahne tekrarlandı o alanın kazanılmasında. Hiç emeği olmayan hak-iş türk-iş kamu-sen memur –senin hemen yerleri hazırlandı kürsüde. Ama yine de korka korka geldiler çünkü Taksim devrimcilerindi ve taksim devrimdi. Sabahat Karataşların çiftehavuzlarda söyledikleri ölülerimiz bile kokutuyor sözleri hayat buluyordu Taksimde. Katillerle işbirliği yapmışlardı o güne kadar şimdi doğal olarak katlettikleri devrimcilerden korkuyorlardı. Çok ahkam kesen gördük taksim konusunda ama faşizmin karşısında devrimciler sosyalistler hep vardı hep olacaklar. Diğerleri resmin geçici kareleri zamanla değişebilen ve sistemin istediğinde kullanabildiği figürlerdir.
Madımak faşizmin korkulu rüyası olmuştur. Bu katliam alevi kıyımında bir semboldür. Madımak hesabı sorulamayan , Devrimcilerin ve sosyalistlerin karşılığında halkın adaletini uygulayamadıkları bir katliamdır. Ancak alevilerin yeniden ayağa kalkarak harekete geçmesinde itici bir güç olmuştur. Alevi örgütleri özellikle de gazi katliamının ardından örgütlenme çabalarına hız vermiş ve bugün oldukça önemli bir kitleselliğe ulaşmışlardır. Bu kitleselliğin ve direngenliğin kan ve can damarlarından göstergelerinden biridir Madımak , Maraş eylemlilikleri. Katliamların hafızalardan silinmesini engellemek ,yenilerinin önünde engel olabilmektir. Bu nedenle devlet mekanızması madımak katliamını hafızalardan silmek istemektedir. Bu ülkede devrimciler sosyalistler aleviler maraşta çorumda madımak ta gazide 19 aralık ta faşizmin korkulu rüyası olmaya devam edecektir.
Bir yıl sonra yine yeniden orada olacağım bir sonraki festivale katılmak için.daha fazla insanla orada olmak için çabalayacağım. 2012 yılında daha coşkulu daha görkemli bir 2 Temmuz yezidin sofrasında pazarlıkla,çalıştaylarla değil kendi özgücüne inancına ve ülke devrimcilerine sosyalistlerine emekçilerine güvenerek özüne dönerek mümkün olacaktır.

Kürkçü Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği
Genel Sekreteri
Şükrü ŞAHİN

ilginizi çekermi ?

ÇOK ŞÜKÜÜÜÜÜR

Çok şüküüüüüüüür; Syn Mamo Baran sonunda referandumla ilgili düşüncelerini açıkladı. Üstelik de net bir biçimde …

Bir Cevap Yazın