Anasayfa / Kemal Akkaya / SİDDETE KARŞI MÜCADELENİN SEMBOLLERİ DOMİNİKLİ MİRABAL KARDEŞLER

SİDDETE KARŞI MÜCADELENİN SEMBOLLERİ DOMİNİKLİ MİRABAL KARDEŞLER

SİDDETE KARŞI MÜCADELENİN SEMBOLLERİ DOMİNİKLİ MİRABAL KARDEŞLER

25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyetinde Trujillo diktatörlüğü döneminde, Sosyal Değişim hareketi üyesi olan üç kadın Mirabal kardeşler, arabalarından zorla indirilerek, tecavüz edilip katledildiler. Latin Amerikalı ve Karaipli kadınlar, bu vahşet karşısında günlerce tepkilerini sürdürdüler ve şiddete, cinsel tacize karşı mücadelenin simgesi olarak bu günün yaygınlaşmasını sağladılar. 1981 yılında Kolombiya’da düzenlenen 1. Feministler Kongresinde üç kız anısına 25 Kasım ..’ Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü…’ olarak kabul edildi.
Mirabal Kardeşlerin Katledilmelerinin üzerinden 50 yıl geçti ve halen şiddet kadınların hayatında en önemli mücadele konusu olmaya devam ediyor.
Ülkemizde her gün  ortalama üç kadının şiddet nedeniyle ölmesine ve son yedi yılda kadın cinayetlerinin yüzde 1400 artmasına rağmen yetkililer cina-yetlerin …” münferit…” olduğunu iddia ediyor. Böylece devleti sorumluluktan kurtararak kadına karşı siddeti toplumsal sorun olmaktan çıkarıp bireysel bir mesele adli bir vaka olarak yansıtıyorlar.
Kadına yönelik siddet ve kadın cinayeti davalarında halen haksız tahrik indirimleri uygulanıyor. Şikayet eden kadınlar koruma altına alınmıyor ve kadınlara başvuracakları bütün kapılar kapatılıyor. Bu nedenle adalet istiyoruz diye haykırıyorlar. Türk Ceza kanununda kadın cinayetlerinin özel ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmesini yani erkek cinayetlerine göre daha ağır ceza öngörülmesini, kadın cina-yetlerinde tahrik indiriminin uygulanmayacağının yasal hüküm altına alınmasını, kadınlara yönelik tehditlerin öncelikle soruşturulması ve derhal koruma önlemlerinin yasada özel olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Dünyamızda ve ülkemizde varlığından bile habersiz olduğumuz milyonlarca kadın “… en Güverli yer…” diye bizlere tanıtılan evlerde en yakınları tarafından zorla evlendiriliyor, dayak yiyor, sosyal yaşamı kısıtlanıyor. Tacize tecavüze uğruyor, enselse karşılaşıyor, evden kovuluyor, hakaret ve küfrün en ağrına uğrayarak aşağılanıyor, yok sayılıyor, gözleri önünde çocuklarına şiddet uygulanıyor.
Artık daha fazla zaman kaybetmeden birbirimizin omzuna dokunmak ve yaşadıklarımızı paylaşmak zorundayız. Paylaşmak ve yaşadığımız her türlü şiddete karşı dayanışmak bize yaşamı değiştirme gücünü getirecektir.
Kadın işsizliğinin en yüksek olduğu Avrupa ülkesiyiz İş güvencesini ortadan kaldıran yeni kamu personeli yasa tasarısıyla binlerce kamu emekçilerini sefalete ve geleceksizliğe mahkum eden 4-C 4-B li çalışma statüleriyle yine en çık kadınlar işsiz bırakılacak. Performans esaslı yönetim anlayışıyla çalışma hayatından çıkarılmak istenen kadınlar daha fazla ekonomik şiddete karşı karşıya kalacaklar.
Gazetelerde arka sayfa güzeli televizyonların gündüz kuşağında “kurban ya da cani” reklamlarda, dizilerde fedakar anne, iyi aile kızı ya da fettan kadın siyaset sayfalarında başörtüsü ya da bayrak taşıyıcısı olarak gösteriliyor kadınlar medya şiddet haberlerini mizah malzemesi haline getirerek tecavüz meşru ve olağan bir olaymış gibi veriyor.
Savaş ise kadınlar için daha çok şiddet daha çok yoksulluk anlamına geliyor Tecavüzleri arttırıp meşrulaştırıyor Büyük insan kaybının yanında aynı zamanda ülkeyi yoksullaştırıyor Doğayı yıkıma uğratıyor yaşadığımız toprakları kimsenin güvende olmadığı bir cehenneme çeviriyor. Kemal Akkaya Sivas

ilginizi çekermi ?

TÜRKIYE ILE ERMENİSTAN YAKLAŞIMI

Türkiye ile Ermenistan birbirine yaklaşmasını teşvik eden bir çok  olay ve durum her iki tarafça …

Bir Cevap Yazın