Anasayfa / Şükrü Şahin / REFERANDUMUN SONUCU

REFERANDUMUN SONUCU

REFERANDUMUN SONUCU

Referandumdan Mısır’a müdahale, Libya’ya askeri saldırı sonucu çıktı.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye emperyalizmin sömürü alanlarını yeniden şekillendirme planının adı olan Büyük Ortadoğu Projesi hayata daha hızlı geçirildiği ülkeler olarak gündemi belirlemeye devam ediyor.
Mısır; Bizim gibi yeni sömürgeliğin simgesi durumundaki Mısır da ki rejim nasıl oldu da birden diktatör oluverdi. Mübarek yönetimi zaten Adb desteğiyle yönetimde değil miydi?  Bir başka soru da mübarek diktatör olduğu için gönderildi yerine kim bakıyor. -Ordu. Peki muhtemel cumhurbaşkanı kim Baradey. Kim bu Baradey. Ülkemiz insanı balık hafızasından dolayı pek hatırlamasa da bu demokrasi kahramanı ırak a müdahalenin yasal altyapısını oluşturan kişidir. Hani Irak da nükleer silah var diyen uluslar arası atom enerjisi kurumu başkanı. Eş başkan açıkladı sayın mübarek gerekeni yapmalıdır. Demokrasinin önünde engel olmamalıdır. Gitti. Hesap vermeden, yıllarca çaldıklarını da yanına alarak gitti.

Demek ki eş başkan tayip sözü dinlenecek bir adammış.

Libya; Baas rejimlerinin son temsilcilerinden biri Kaddafi. Onunla anlaşamadılar o gitmedi. İzledi eşbaşkan, bekledi. Nato müdahalesinin ne derece saçma bir şey olduğunu söyledi 15 gün önce. Sonra vahiy geldi çark etti. Recep yine yapacağını yaptı. Fransa ile Abd arasındaki çelişkide tavrımızı net koyarak ülkemizi hemen natonun saldırı merkezi yaptı.
İran da uygulayamadığı projeyi diğer ülkelerde uygulamaya devam ediyor. Sorun bu ülkelerde ki rejimlerin niteliği, anti demokratik olduğu ya da olmadığı değildir. Sorun demokrasi getirecek güçlerin eli kanlı hesaplarıdır. Irak a getirdikleri demokrasinin ne olduğu insanlık tarihi tarafından yazıldı. Daha şimdiden iç çatışmada ölenlerin onlarca katı kadar insan Libya da hava saldırılarında öldü. Fransa’nın nüfuz savaşının kurban sayısı artmaya da devam ediyor.

Gelelim ülkemize;

12 Eylül 2010 da, Askerin yaptığı, devrimci-demokrat AKP’nin yetmese de değiştirmek için bilgi ve bilinç düzeyi yüksek halkımıza yaptırdığı anayasa referandumunun üzerinden yaklaşık 6 ay geçti. Seçim sırasında kullanılan argümanlar birer birer unutuldu. Hsyk Aym tamamen Akp’nin yasal zeminini sağlamlaştıracak şekilde değiştirildi. 12 eylül askeri darbesini yapanlardan hesap sorma girişimi sonraki ihtiyaç dönemine bırakıldı. Bu süreçte ülke de önemli gelişmeler oldu;
-Emekçilerin hak arama müdahalesine tüm insanlığı utandırırcasına saldırıldı.
-Öğrencilerin protestoları ve verilen cezalar ibretlik bir demokrasi örneği haline geldi.
– Kürt halkının tüm talepleri faşizan bir saldırı ile geri çevrildi. Hala savaş çığırtkanlıkları eşliğinde saldırılar devam etmektedir.
– Ekonomimiz çok sağlam dediler. Biz ülke ekonomisinden sözediyorlar sanıyorduk meğer kendi kişisel ekonomilerinden söz ediyorlarmış. Bir af çıkardılar bir anda bir milyona yakın insan başvurdu. Bu çıkarılan ilk af da değil üstelik. Son 9 yılda 4. af demek ki yetmiyormuş.
– Ergenekon da daha ileriye gidilmesi gerekliliğini savunanları teker teker karşı oldukları bir dünyanın içine alarak bu dosyanın içini boşaltıyorlar.

Gazeteci Ahmet Şık farkında olmadan kitabının içinde satır aralarında örgütsel yazışmalar yapmış. Savcı Zekariya Öz ağababası fetoş un emriyle basılmadığı için düşünce halinde olan bir kitabı yok etme telaşına düştü. Ancak bu defa kayaya çarptı. Paylaşım siteleri üzerinden Ahmet Şık’ın kitabı bende var kampanyasına katılanlar 3-4 gün içinde 70 bini aştı. Ergenekon operasyonunda ve davasında bir adım bile ileriye gidilememiştir. Bu operasyonla hedeflenen kendilerine karşı yapılabilecek bir darbeyi engellemekti, başardılar. Bu dava sündürülerek uzatılacak, uzatıldıkça da içi boşaltılacaktır. Gerek HSYK atamaları sonrasında görevleri değiştirilen itiraz mahkemelerinde ki yargıçların yerine atananların kimlik yapısı gerek Zekariya Öz öznelinde savcıların tüm taleplerinin mahkemece kabul görmesi bu davanın gidişi ile ilgili soru işaretlerini arttırmıştır. Akp iktidarının demokrat kisvesi son aylarda attıkları adımlarla yerle bir olmuş durumdadır. Kendilerine dönük kapatma davalarında yargı için ağza alınmayacak lafları edenler, Ahmet Şık olayında yargının işlerine karışmamak gerektiğini söylüyorlar. Kısaca yalancılık ve sahtekarlık hayatlarının tümüne işlemiş durumda.

Düne kadar kendi yardakçılığını yapan Ahmet Altan bile şok durumda. Küçük bir eleştiri sonrasında ezip geçtiler. Dur bakalım eleştiremezsin dediler. Ahmet Altan ve ekibi dün Akp yi demokrasi havarisi ilan etmişlerdi bugün de emperyalizmin Libya ya müdahalesini alkışlıyorlar. Doğa bir insanı şaşırtmasın.

Birazda ironi yapalım;

6 aydır sınırsız olarak yaşadığımız demokrasi örnekleri askeri darbe dönemini aratmaya başladı. AKP tipi demokrasi de konuşmak serbest ama neler konuşulabilir bir bakalım:

—  Türbanlı kızların ne kadar eziyet çektikleri gözyaşları içinde anlatılabilir, sınırlama veya herhangi bir dava kesinlikle söz konusu değildir. Gerekli ödüller ya yandaş medya, ya da tayyip radyo televizyon kurulu tarafından verilmektedir.

—  Ülke de ki ekonomik durumun ne kadar mükemmel olduğunu konuşmak serbesttir. Ama nedense çıkarılan af için başvuru sayısı neredeyse milyona ulaştı. Bu kadar güzel giden bir ekonomide bu neyin nesi diye sormak yasak.

— AKP’yi darbe ve militarizm karşıtı göstermek için her türlü dezenformasyon serbesttir. Kendileri ile paralel düşünce belirten sol görünümlü “aydınları” halk kahramanı, karşıtları ise vatan hainidir. Bu uğurda yıllardır yalakalığını yapan Ahmet Altan ve ekibini Tayyip’i eleştirmenin yasak olduğunu unuttukları için gözünün yaşına bakmadan harcamak serbest.

— Yök, anayasa mahkemesi vs kurumlarda iki dönem vardır. Tö/ts yani tayipten önce tayipten sonra. Tayipten önce için yetki genişliği dahil her türlü eleştiri sınırsızca yapılmalıdır. Ts için ise yetkilerin yetmediği ve bu yetkileri de diğer ters düştüğü kurumların kısıtladığını söylemek serbesttir.

–Mısır da halka yönelik müdahalenin yanlış olduğunu söylemek aynı anda ülkede ki memura, işçiye paralı askerlerini saldırtmak serbesttir.

–Memuru, işçiyi öğrenciyi dövdürtmek sonra onları vatan haini ilan etmek serbest, bunu yapanları eleştirmek haddini bilmezliktir.
–Evet ülkemize demokrasi geldi 6 aydır. Referandumdan aldığı gazla daha fazla saldırganlaşan Akp ülkeyi daha fazla karanlığa sürüklemeye devam ediyor. Tayip Erdoğan’ı eleştirmek en büyük suç haline geldi. Ya tazminat davaları ya da polis jopu ile eleştirmenin cezası aynı anda kesiliyor. Beğenmediği eserlere ucube, Kıbrıslılara besleme, Galatasaraylılara bu stad sizin değil daha sözleşme bile yapılmadı tehditleri, ekonomik olarak sürekli artan vergiler ve cezalar son 6 ayda yaşadıklarımızın bir görüntüsü.
Yaşadıklarımıza şükretmeyeceğimiz bir gelecek özlemiyle…

 

ilginizi çekermi ?

Kitaplardan seçmeler

    Kitaplardan seçmeler ; Vay gözünü sevdiğimin dünyası… Haliçte yaşayan simonlar; Üzerinde bir oyun …

Bir Cevap Yazın