Anasayfa / Şükrü Şahin / NE OLACAK ŞIMDI…

NE OLACAK ŞIMDI…

Gediktepe saldırısından sonra bir Kürt seyyar tablacı sormuştu bana bu soruyu. Gerçekten de bu soru her yerde sorulmaya başlanmıştı. Ancak bu soruyu soran kişinin, yakınlarını dağda devletin saldırısı sonrası kaybetmiş ve geçmişte savaşın tarafı olarak böylesi eylemleri gerillanın gücü olarak değerlendiren biri olması konuşmayı ve soruyu önemli kılıyordu.
Güllü cumhurbaşkanının güzel şeyler olacak demesiyle başladı her şey. Artık açmanın zamanı gelmişti. Kürtlerinde açılması gerekiyordu. Şatafatlı sözlerle büyük reklam ve iddialarla başladı her şey. Kandil ve Mahmur’dan gelenleri karşılarken halkın sahiplenmesi ise morallerini bozmuştu. Bir de hadlerini bilmeden siyasal savunma bile yapmaya yanaşmamaları işi zora sokmuştu. Çok garip bir süreçti yaşananlar. Kandilden gelenler “biz partimizin barış sürecine katkıda bulunmak için partimiz adına geldik” dediler serbest kaldılar. Diğer tarafta aynı zaman diliminde Kck operasyonları adı altında 1500 e yakın kişi parti üyesi değiliz demesine ve çoğu halkın oylarıyla seçilmiş insanlar olmasına rağmen tutuklandılar. Hatta emniyetten elleri bağlanmadan çıkarken sonradan basın görsün diye eller Amerikan usulü kelepçelendi. Akp açmaya devam ediyordu. Bu açılımın aslında bir şov olduğunu anlamak için sadece konuşuluyor olmasını görmek yetiyordu. Akp ye göre aslında Kürtçe konuşanda Müslümandı Türkçe konuşanda. Böyle olunca da bize kan ve gözyaşını izlemek, devletin istatistiklerini algılamak kalıyordu. Savaş anlamını yitirdikçe anlam kazandırılmaya çalışılıyor bu coğrafya da. Bir yandan ateşkesin devam ettiği süreçte üstelikte Dtp hakkında karar verilmeden birkaç gün önce yapılan Reşadiye saldırısı gibi saldırılarda bu savaşa anlam kazandırma sürecinin karşı taraftaki görüntüsüydü.
Bir an önce operasyonlar durmadan, iki taraf içinde askeri çözüm yöntemleri bitirilmeden barışçıl mücadele yöntemlerinin önü açılmadan bu savaş bu kısır döngü devam edecektir. Ama tablacının sorduğu sorudan, savaşın bundan 20 yıl önceki kadar insanları mutlu etmediği sonucunu çıkarmak sanırım güç değil.
Bir Türk yorumcu bir Kürt yorumcuya soruyor şimdi siz bizden Kürtçe eğitim hakkı mı istiyorsunuz. Kürt yorumcu cevap veriyor bu benim doğal hakkım sen kim oluyorsun da senden isteyeyim. Madem eşit yurttaşlık ilişkisi içindeyiz madem ilk anayasada bu ülkeyi birlikte kurduğumuz, bu ülkede iki halkın yaşadığı yazıyor sen kendinde bana neleri verip vermeyeceğine dair hakkı nereden buluyorsun… Bende merak ettim bir halk eşit olduğu söylenen diğer halka dair bu hakkı nerden buluyordu. Bu hak devam ettiği sürece insanlık kaybetmeye devam edecektir.
Kürdistan coğrafyası kuzeyi güneyi batısı ve doğusuyla dünya tarihindeki en kritik dönemlerinden birini daha yaşıyor. İskenderun saldırısından sonra taşeron tartışmalarında kapalı da olsa İsrail’in bu saldırılarda parmağı olduğu PKK yi kullandığı telafuz edilir olmuştu. Pervari de ki çatışmada da İsrail in insansız uçaklarının yardımıyla 12 Pkk linin öldürüldüğü yazıyordu gazetelerde. Abd istihbarat vermiyor deniyordu. Uçaklar Abd nin verdiği koordinatları vurmaya devam ediyor. Sorunun çözümü hala dışarıda aranıyor. Halbuki o kadar zor değil bir halka reva görülen zulmü bitirmek ve geçmişle hesaplaşmak. Sorunun kaynağı da çözümü de ülkenin kendi içindedir. Çözüm Pkk Diyarbakır zindanlarında ki insanlığın yüz karası uygulamalardan sonra bu şekilde büyümüştür tespiti yapmaktan geçmiyor. Hala bir kısmı görevde olan bu insanların yargı önüne çıkarılarak yargılanmasından geçiyor. Aynı şekilde Pkk nin de bu kirli savaşla ilgili üzerine düşen özeleştiriyi yapmasından geçiyor çözümün yolu.
Bu kadar yazdım ama yine de bende sormadan edemiyorum açıkçası bundan sonra ne olacak acaba…

ilginizi çekermi ?

ÜLKE GÜNDEMİNDEN NOTLAR

Ülke gündeminden notlar; Tayyip’i eleştirmeye çalışan öğrencilerin bir kısmı 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı, …

Bir Cevap Yazın