Anasayfa / Hüsnü Çavuş / KOÇGİRİ İSYANINA İLİŞKİN

KOÇGİRİ İSYANINA İLİŞKİN

Koçgiri isyanı

2002 YILINDA KOÇGİRİ İSYANINA İLİŞKİN SEMAH DERGİSİ’NE YAZDIĞIM BİR DÜZELTME YAZISININ YENİ BULGULARLA DEVAMINA İLİŞKİN İKİNCİ BÖLÜMÜ

 

Semah Dergisi’nde Önceki yazımda, N.Dersimi’nin kitabında Koçgiri isyanında ihanete düşmüş olan köyümüzün Murat Newroz isimli Murat Paşası’nın akrabalık bağımızdan, Kitapta belirtildiği gibi Gınian değil Lolan aşiretinden olduğundan, kişiliğinden, köylüye yaptıklarından ve dayım Hüseyin Gencer’in Genç Ali ile birlikte gizlice Cığız Ali ile Paşa’nın zulmünün son bulmasına ilişkin görüşmesinden ve de dayım Hüseyin Gencer’in cezaevine atılmasından bahsetmiş ve bazı olayları yaşayanların ağzından fotoğraflarıyla birlikte aktarmıştım.

Bu ikinci yazıyı sizlerle paylaşmama ulaştığım yeni belge ve bilgiler neden olmuştur. Bunlardan birincisi dayım H.Gencer’in cezaevinde tuttuğu not defterinin oğlu Celal Gencer tarafından bana kadar ablam aracılığıyla gelmiş olmasıdır. Avuç içi büyüklüğündeki el yazmalı defterin sayfaları bir hayli eksik olmasına rağmen önemli ipuçları da vermektedir. Ben bu deftere dayımın düştüğü notları ( imla kurallarına uyarak ) aynen aktarmayı doğru buldum. Buradaki bilgilerde en önemli yan, Paşa’nın öldürülme ve isyan meselesinden dolayı yargılanan  bazı kişilerin isimlerinin olmasıdır. Bunlara geçmeden önce 2002’de dergimize gönderdiğim yazıdaki bazı tarih düzeltmelerini yapmayı da sorumluluğun bir gereği olarak görüyorum.

Önceki ismi Eski Hargün olan ama halk arasında Paşa’nın köyü olarak bilinen Sivas Zara’ya bağlı köyümüzün adı 1960’dan itibaren Belentarla olarak değişmiştir. Hem yaşlılarımızın anlatımı ve hemde Osmanlı arşivleri buraya ilk yerleşimin 1600’lü yıllarda Dersim’den göçle gerçekleştiğini göstermektedir . Bunun ayrıntılarını önceki yazımda açıklamıştım. Önceki yazıda H.Gencer’in ölümü 1987 olarak belirtilmişti, doğrusu 1977’dir. Yine o yazıda sayfa 40’da ikinci sütunun alttan sekizinci  sırada “dedem Murat …” diye yazılmış, doğrusu Mahmut olacaktır. Ayrıca sayfa 41 son paragraftaki köyümüzün tarihi 200-250 yıl olarak yazılmıştır. Doğrusu 4 yüzyıl olacaktır. Osmanlı arşivi bunu doğrulamaktadır. Son olarak Paşa’nın Ermeni bir ustaya yaptırdığı konağının bilinmeyen bir nedenle yanması tarihi 1988’dir. Konağın önceki görüntüsü Belentarla köyü sitesi’nde mevcuttur.

Dayım Hüseyin Gencer’in Sivas cezaevi’nde tutmuş olduğu defterin korunamayan bölümlerini önceden görmüş fakat alamamış olan ablam Türkmen Taş (Çavuş) ın anlatımına göre, elimize ulaşan defter ancak yarısını oluşturmaktadır. Bu defterin kalan kısmının ilk sayfasında 8 / 10 / 928 tarihli not düşülmüş. Bu sayfalarda dikkati çeken cümleler kendisini yargılayan  mahkemeye karşı tavrına ilişkindir. Aynen şu cümleleri kullanmış : “ Meclis-i Menfa ile beni mahkum ediyorsunuz öyle mi. Bilinki ben serbest yaşarım. Hürriyetimi …edemezsiniz… Meclis-i Menfa’da kim ? Meclis-i hükkam ile beni tehdit mi ediyorsun , idamıma hüküm mü veriyorsun… umrumda değil. Neyime yetmez kuru ekmek ile üç adet zeytin, doyurur karnımı yatarım, sırtıma üç arşın mintanla senelerce yatarım…”

“Mahkememiz 3 / 12 / 1929’da Murat Paşa’nın meselesinden onsekizbuçuk seneye mahkum olduk. Temyiz mahkemesine gönderdik.” Bundan sonra okunamayacak çekilde silinmiş sayfalar bulunuyor. Önceki sayfaları olmayan bir başka sayfada da şu notu düşmüş : “ Kürt Hüseyin’i halkın içinde bir meydan da idam ettiler. Pek güç can vermiş; bir kaç defa denemişler. Halk arasından onsekiz yaşlarında pejmürde kıyafetli bir genç gelerek mahkumu kucaklamış ve üç defa aşağıya indirmek suretiyle canını çıkarmış. 5 Haziran 1930 Tarihli Cumhuriyet gazetesi’nde okudum. Ne yapayım ki elim bağlıdır…”

Daha sonraki bir sayfada  şu notu düşmüş : “mahkemeye gittiğimizde kaymakam Asım bey ve mustanlık Azmi beyler ifade verdiler. Tarih 1 / 11 / 1930.

Diğer bir sayfada ise, “ Evrakımız temyizden bozuk geldi. Tekrar mahkeme olduk, üç sene üç ay gün verdiler. 11 / 9 / 931.
Ey zalim siz kimsiniz şahı şehidi kerbela derler bize,
aşk ile münküre karşı durmuşuz, siz kimsiniz ?
… Ben bir dertliyem derdim yetimler derdidir
çek elin bizden  aşkı sadık derler bize.
Umurumuzu efna eyledik gelmez bize gına…”

Bir başka sayfa da mahkeme ve yargılanan kişilere ilişkin şu cümleleri yazmış : “ Murat Paşa’nın davasından 12 / 9 / 1931 Pazartesi günü Ali Pınarlı, Hüseyin ve Halil Murathan, bu üç kişide beraat ettiler. Aynı gün Sivaslı köy ağası Mustafa’ya da 15 sene verdiler.” Bu sayfadan sonraki bir kaç sayfa okunamaz duruma gelmiş. Okunabilen bir sayfanın başına şu notu düşmüş : “ Sevas’dan tahliye olduğum, eve geldiğim tarih 13/ 11 / 1931 ”

Defterin korunamaması nedeniyle daha ayrıntılı bilgilere ne yazık ki kavuşamadık. Ama varolanı paylaşmak, diğer yargılanan bazı kişileri bilmek ve Hüseyin Gencer’in Koçgiri isyanı’nda ihanete düşmüş olan Murat Paşa’nın cezalandırılmasından dolayı yargılanırken, TC mahkemesine yaklaşımını ve cezaevinde ki ruh halini bilmek açısından da bu bilgiler önemli olmaktadır. Bize de böyle bir dayımızın olmasından dolayı gurur duymak ve buna uygun yaşamak düşmektedir.

Mart 2008

ilginizi çekermi ?

NASIR ÇİÇEKLERİ

– NASIR ÇİÇEKLERİ – (1988 yılında Oltan Sungurlu’nun Adalet Bakanılığı yaptığı dönemde, Bayrampaşa (Sağmalcılar) zındanında …

Bir Cevap Yazın