Anasayfa / Mustafa Akyar / Kahvesiz Kahve

Kahvesiz Kahve

 

 

Kahvesiz Kahve

İçim “cızzz!” etmişti sitenin el değiştireceğini okuduğumda.
Ulan.. dedim, yanlış yapıyoruz yine.
Bir daha oynarsa yerinden kuruyabilir bu fide.
Daha sonra Mehmet Akbulut kibar bir yazı yazmıştı.
Samimiyetine inanmak istedim ve içimin sızısı biraz azalır gibi oldu.

Ama şimdi,
Yusuf Acil ve Murat Özkan’ın yazılarından anlıyorum ki,
Murat Özkan gidiyor.
Mehmet Akbulut da gidiyor.
İçim “cızzzz!” etti yalandan ne çıkar..
Oldu mu ya şimdi?!

Gelin bu konuda bir kez daha düşünün derim, naçizane…
Hatta iki daha düşünün.
Hatta üç… dört… beş daha.

Ha,
İçim bir daha “cızzz!” etti Şahap Eraslan’ı okuyunca.
Bir veda yazısı yazmış ya..
Böyle bir değeri yakalamışken…
Gel de için cız etmesin bir daha.

Daha önce yazmıştım burda..
Bu bir köy sitesi falan değil.
Onu çoktan aşmıştı.
Bunu yazmış alkışlamıştım sizi.

Bu, bizi yazmaya iten bir dürtü makinasıydı.
Bu, hergün heyecanla açtığımız bir gazete ya da dergi.
Bu, birbirimize kavuşup kucakladığımız memleketimiz,
Bu, derdimizi döktüğümüz dere,
Bu, kızdığımız, ferahladığımız yer.
Bu, kendimizi denediğimiz köy meydanı.
Bu, dost evi, ya da türkülü çilingir sofrası belki de…
Bu, öylesine anlatılması zor, kahvesiz bir kahve.
Bu, zaman zaman uğradığımız anfi, üniversitede.
Bu, buluştuğumuz yerdi kısacası Mamo’nun eşliğinde.

Yoksa yazıdan çok ne var.
Yazı çoook, sürüyle başka yerlerde.

Şimdi sorar oldum kendime.
Bu taşınma niye?
Ayağımız alışmışken bu şirin kahvesiz kahveye?

Bir daha düşünün derim.
İki daha
Üç… dört… beş hatta.
Naçizane…

ilginizi çekermi ?

Ap emede ağıt

  “Sırası mıydı?” demeyeceğim Sen öyle istediysen Sen öyle dediysen. Sırasıdır mutlaka ağıtların. Sırasıdır ölümün. …

Bir Cevap Yazın