Anasayfa / Hüseyin Şahin / FESTIVAL-2

FESTIVAL-2

FESTİVAL–2
İkinci günün programı Yılanlı Tırmanışı ile başlayacaktı. Geçen yılın deneyimlisi olarak katılmayı pek gözüm kesmemekle birlikte Abim ve Mamo BARAN in teşvik ve tahrikiyle katıldım.
Geçen yılı aşan bir sayıyla sabah erkenden araçlarla yola çıkıldı. Şaqo tarafından oldukça dik bir yamaç seçilmişti. Geçen yılkinden daha kısa olan yolda yer yer oldukça zorlanarak tırmandı kafilemiz. Mamo-Yusuf ikilisi yine yorulma bilmeksizin konuşa konuşa kafilenin önlerinde yürüyorlardı. Önceki tırmanışın lideri Halil AÇIL abimiz etkinliğe katılmadığı için, yine yurtdışından biri; eniştemiz Şahverdi DADAK’ ın tırmanışın lideri durumunda olduğunu, ancak biz daha tepeye varmadan turu tamamlayıp (herhalde biz zirveye varamadan da köyde olabilecek bir hızla) geri döndüğünde fark ettim.
Dağınık çıkılması ve konaklama yerlerine farklı zamanlarda ulaşılması nedeniyle düşündüğümüz yoğunlukta sohbet ortamı yaratılamadı ama güzel anılar edindik torunlarımıza anlatacak(!). Yorgun argın Sultan Melek Zirvesine ulaştık sonunda. Dinlenirken erzaklarımızı da tüketerek yüklerimizi hafiflettik. Geçen yıl göremediğimiz kar, bir kuytuya sığınmış bekliyordu bizi. Çocukluğumuz tutuverdi, alabildiğine güzel manzara görüntüsü eşliğinde kartopu atmalar, karda kaymalar, belki birçoğumuzun hiç yapma şansını bulamadığı ya da çok uzun zamandır yapmadığı Temmuz da kar yemeler.
Toplam 2–3 saat süren tırmanma serüvenimiz, yine maceralı bir inişle amacına ulaştı.
Giderken bizi evlerine davet eden Şaqoluların dönüşte de misafirperverliklerini gördük.

Programın yeni ve oldukça önemli bölümü, Dernek Başkanı; Mehmet AKBULUT un yönetiminde Mamo BARAN ve Şükrü ŞAHİN’ in panelist olarak katıldıkları ekseni ÖRGÜTLENME olan PANELdi. Gerek içeriği, gerek panelistlerin kimlikleri açısından oldukça faydalı olacağını düşünüyordum. İlgi ise beklediğimden farklıydı. Gençlerin dolacağını düşündüğüm salonda büyüklerimizin daha yoğun ilgi göstermesi açıkçası şaşırttı beni. İlk gün görmediğim bazı katılımcılar da gelmişti. Diğer etkinliklere katılmayıp Panele katılmaları sevindirdi beni. Demek ki önemsedikleri alan farklıymış(!) diye düşündüm.
Başkanın sunuş konuşması oldukça anlamlı ve güzeldi. Örgütlenmenin önemini yalın bir dille anlatmaya çalıştı. Örgütlenmenin içinde yaşlanmam rağmen yeni şeyler öğreniyordum. Kaldı ki büyüklerimiz kim bilir neler katmıştı bilgilerine. Ardından Mamo BARAN tanımladı örgütlenmeyi yine anlaşılır bir dille. Şükrü ŞAHİN’ in başlarken kullandığı ama sonradan yalınlaştırdığı, içerisinde biraz entelektüel ve bilimsel terimlerin olduğu dilin sıkıntı yaratacağını düşünüyordum ki, izleyicilerin özellikle bazı büyüklerimizin gayet DİKKATLE izleyerek başlarıyla yer yer onaylamalarına şaşırdım açıkçası. (Benim anlamakta zorlandığım kelimeleri bile rahatlıkla anlıyor, bazen ciddi bir ifadeyle bakıyor, bazen başlarıyla onaylıyorlardı çünkü.)
Panelistlerin ilk tur konuşmaları bitip, katılımcıların soruları bölümüne geçildiğinde, çok dikkatli dinleyen ve sürekli başını sallayan bir büyüğümüz, (panelin kuralları önceden belirtilmediğinden olsa gerek) söz almaya gerek duymadan, oldukça yüksek bir sesle konuşmaya başladı. “Ben cebimden …… Lira öderken dernek neredeydi? Köy Muhtarlık hakkını kaybedecekti…. Dernek neredeydi o zaman? Ben tek başıma uğraşıp kurtardım. Madem dernek vardı neredeydi…. He heyy…”
Panelistler ve Dernek Yöneticileri istedikleri kadar sorunun konuyla ilgisini çözmeye çalışsın, karamboldan gelen ilk gol kaledeydi artık.

Önceden hazırlanmış sorulardı. Uğultu ve başka büyüklerden gelen itirazlar ile bir anda ortalık karıştı. Başkanın “Panelin Konusunun Örgütlenme olduğunu, Programın içerisinde KÖYÜN SORUNLARI ile ilgili yarın toplantı yapılacağının da olduğunu, onun için bu tür soruların yarın gündeme getirilmesini” ısrarla yinelemesine rağmen tartışmalar devam etti. Konuyla ilgili olmamakla birlikte konuşulması aslında hoşuma gidiyordu. Bir şeyleri doğru yanlış konuşuyorlardı hiç olmazsa. Ancak kendilerini tatmin ederken, emekle hazırlanmış bir çalışmayı sabote ediyorlardı bilinçsizce.
Bir süre sonra, bilinçsizce bağırıp çağıran köy büyüklerinin yalnız olmadıkları anlaşıldı. Diğer etkinliklere katılmadıkları halde panele katılmalarına sevindiğim, daha bilinçli görünen genç köylülerimde, PANELE hazırlıklı gelmişlerdi meğer. Konuya tam hakim olarak öyle sorular sordular ki Panelistler bile şaşırdı; “Kürkçü’ nün Köy Statüsü kaybolduğunda Derneğin ne işe yarayacağını, Kendisini ikna edemedikleri sürece derneğe üye olmayacağını, köye de gelmeyi düşünmediğini, Derneğin amaçlarına uygun çalışmadığını, Derneğin sorunları çözemediğini.. Vs” yüksek sesle söyleyip durdu daha genç biri. Bir diğer genç ise; “Hesap sormak için geldiğini, kimlerin babasına tavır aldığını bildiğini. .vs” haykırmaya başladı. Verilen cevapları pek dinlemiyor, kendi içlerinde biriktirdiklerini ortaya döküyorlardı. Tüm ikna çabalarına karşın önyargıyı elden bırakmadılar sevgili köylülerimiz. Salonun boşalmaya başlamasıyla toplantı bitti. (Bu karışıklığın olmasına neden olan sevgili köylülerimizin Köy Merkezinin inşaasında emek ve katkılarının olmadığı daha sonra kendilerince de ifade edildi.)

Kürkçü Köyü ve köylülerine yakışmayan bu durumun neden olduğu bozuk moralle programın devamı olan yemeğin hazırlıklarına başlandı. Görev bir önceki gün emek harcayanlara düşmüştü yine. Köyün sahipleri ve gençler büyük bir çaba ile yemek düzenini oluşturdular. İçerdeki hoş olmayan tavırlara ve Soğuk havaya rağmen güzel bir yemek oldu. Tüm yükü aynı kişilerin yüklendiği temizlik işleminden sonra yine tüm yükü aynı kişilerin çektiği müzik ve eğlence bölümü aldı. Programda adı yazılı olan Veysel KAYA, sürekli katılım sunduğu halde ısrarlara rağmen moral bozukluğu gerekçesiyle mikrofondan uzak durdu. Şükrü ŞAHİN ve Erkan ŞAHİN’ in görevlendirildikleri organizasyonda Yusuf AÇIL’ ın güzel sesiyle birazda geçmişe gittik. Nedendir anlamadım ama Mamo BARAN onu sahnede yalnız bıraktı.(Yanında olsaydı herhalde gülmekten türkü söyleyemezlerdi.)

Şükrü-Ali-Erkan ve Zeycan ŞAHİN’ içerisinde ağıtların, deyişlerin, türkü ve ağıtların olduğu gerçek anlamda müzik ziyafeti sundular. Soğuk olmasaydı sabahı bulacak etkinlik gece yarısı bitirilmek zorunda kalındı.

ilginizi çekermi ?

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU´NUN BÜTÇE´DEN PARA TALEP ETMESİ ÜZERİNE HATIRLATMA

ALEVİ  BEKTAŞİ  FEDERASYONU´NUN  BÜTÇE´DEN PARA  TALEP ETMESİ  ÜZERİNE  HATIRLATMA DOGRU ÖNDERLİK BASARININ ANAHTARIDIR Alevilik ve …

Bir Cevap Yazın