Anasayfa / İnci Kaya / ENTERNASYONAL KADIN MÜCADELESI VE ROSA LUXEMBURG

ENTERNASYONAL KADIN MÜCADELESI VE ROSA LUXEMBURG

ENTERNASYONAL KADIN MÜCADELESI VE ROSA LUXEMBURG

İnsanlığın özgürlük mücadelesinde adını tarih sayfalarına yazdıran ve  erkek egemen sistemin kadına bahşettiği “eksik etek” geleneğini bozan ve önder olabilmeyi başarmış kadınlarımızdan biridir Rosa Luxemburg. 5 Mart 1871 yılında Polonya”nın Rusya kısmında doğdu. Daha 19 yaşındayken politik görüşleri ve siyasal faaliyetlerinden kaynaklı ülkesini terk edip İsviçre”ye gitmek zorunda kaldı. İsviçre’de Akademik eğitimini tamamlamak için 1889 yılında Zürih Üniversitesi“ne girdi; burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimini gördü.

Bulunduğu ülkede de işçi sınıfı sorunlarıyla ilgilenmeyi bırakmadı. Polonya İşçi Partisinin önde gelen üyesi olarak faaliyetlerini sürdürdü. 1890’lı yılların sonlarında Almanya’ya taşındı ve burada işçi sınıfı mücadelesine aktif katıldı. 1898 yılında Alman Sosyal Demokrat Parti(SPD) üyesi oldu. O hep mücadeleyi Enternasyonal bayrakla yükseltmeyi kendisine görev bildi.

5 Ağustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916’da grubun adı Spartaküs Birliği  oldu. Aktif yürüttükleri mücadele sonucu 28 Haziran 1916!da Luksemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı.

Alman burjuvazisi ona olan nefretini ‘Kızıl Rosa’ diye bahsederek kusarken, enternasyonal proletarya onu ‘Devrimin Kartalı’ diyerek, onun mücadele tarihini bayraklaştırarak bugüne kadar taşımıştır.
Kaleme aldığı teorik yazılarıyla-makaleleriyle uluslar arası alanda geniş tartışmalara önayak olmuştur. Uluslar arası 1 Mayıs İşçi Sınıfı Bayramı ile ilgili; Toplumun Sosyalizasyonu; Sermaye birikimi, ulusal sorun   gibi daha pek çok yazı yazmıştır. İkinci emperyalist paylaşım savaşı karşısında Rosa kararlı bir tavır sergilemiştir.  İşçi sınıfının söz sahibi olmadığı bir dünya düşünemediği gibi faturası yine işçi sınıfına kesilecek olan sömürü ve haksızlıklara  karşı bir tavır takınmıştır. Rosa için, sermaye sınıfının kendi aralarında paylaşamadıkları şey ezilen emekçi sınıfının omuzları üzerinde taşıdıkları dünyadır.

15 Ocak 1919 Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht  Alman Devriminin başlamasından iki ay sonra  Alman sermayesinin bekçileri tarafından  hunharca katledildi.

‘ Önce kadınları vurun’ diyerek kadının mücadele azmini ve kararlılığını bastırmaya çalışan erkek egemen zihniyete cevaptır Rosa’lar, Clara’lar, Kollontei’ler, Çiang Çing’ler… Toplumun ‘baştan çıkarıcı’, ‘günah keçisi’ olan kadın, bilinçlendiği oranda kendi üzerindeki onbinlerce yıldır biriktirdiği kimliklerden kurtulup özne olabilmeyi başarabilir. Rosa Luxemburg kadının mücadele tarihinde enternasyonal alanda örnek olabilmeyi başarmıştır.

04-01-2010
İnci Kaya

Enternasyonal Kadın Mücadelesi ve Rosa Luxemburg

İnsanlığın özgürlük mücadelesinde adını tarih sayfalarına yazdıran ve  erkek egemen sistemin kadına bahşettiği “eksik etek” geleneğini bozan ve önder olabilmeyi başarmış kadınlarımızdan biridir Rosa Luxemburg. 5 Mart 1871 yılında Polonya”nın Rusya kısmında doğdu. Daha 19 yaşındayken politik görüşleri ve siyasal faaliyetlerinden kaynaklı ülkesini terk edip İsviçre”ye gitmek zorunda kaldı. İsviçre’de Akademik eğitimini tamamlamak için 1889 yılında Zürih Üniversitesi“ne girdi; burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimini gördü.

Bulunduğu ülkede de işçi sınıfı sorunlarıyla ilgilenmeyi bırakmadı. Polonya İşçi Partisinin önde gelen üyesi olarak faaliyetlerini sürdürdü. 1890’lı yılların sonlarında Almanya’ya taşındı ve burada işçi sınıfı mücadelesine aktif katıldı. 1898 yılında Alman Sosyal Demokrat Parti(SPD) üyesi oldu. O hep mücadeleyi Enternasyonal bayrakla yükseltmeyi kendisine görev bildi.

5 Ağustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916’da grubun adı Spartaküs Birliği  oldu. Aktif yürüttükleri mücadele sonucu 28 Haziran 1916!da Luksemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı.

Alman burjuvazisi ona olan nefretini ‘Kızıl Rosa’ diye bahsederek kusarken, enternasyonal proletarya onu ‘Devrimin Kartalı’ diyerek, onun mücadele tarihini bayraklaştırarak bugüne kadar taşımıştır.
Kaleme aldığı teorik yazılarıyla-makaleleriyle uluslar arası alanda geniş tartışmalara önayak olmuştur. Uluslar arası 1 Mayıs İşçi Sınıfı Bayramı ile ilgili; Toplumun Sosyalizasyonu; Sermaye birikimi, ulusal sorun   gibi daha pek çok yazı yazmıştır. İkinci emperyalist paylaşım savaşı karşısında Rosa kararlı bir tavır sergilemiştir.  İşçi sınıfının söz sahibi olmadığı bir dünya düşünemediği gibi faturası yine işçi sınıfına kesilecek olan sömürü ve haksızlıklara  karşı bir tavır takınmıştır. Rosa için, sermaye sınıfının kendi aralarında paylaşamadıkları şey ezilen emekçi sınıfının omuzları üzerinde taşıdıkları dünyadır.

15 Ocak 1919 Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht  Alman Devriminin başlamasından iki ay sonra  Alman sermayesinin bekçileri tarafından  hunharca katledildi.

‘ Önce kadınları vurun’ diyerek kadının mücadele azmini ve kararlılığını bastırmaya çalışan erkek egemen zihniyete cevaptır Rosa’lar, Clara’lar, Kollontei’ler, Çiang Çing’ler… Toplumun ‘baştan çıkarıcı’, ‘günah keçisi’ olan kadın, bilinçlendiği oranda kendi üzerindeki onbinlerce yıldır biriktirdiği kimliklerden kurtulup özne olabilmeyi başarabilir. Rosa Luxemburg kadının mücadele tarihinde enternasyonal alanda örnek olabilmeyi başarmıştır.

04-01-2010

ilginizi çekermi ?

DİN DERSİ ÜZERİNE

DİN DERSİ ÜZERİNE Sitede din dersi üzerine  yürütülen tartışmayı önemsiyorum. Bende kendimce görüşlerimi yazmak ve  …

Bir Cevap Yazın