Anasayfa / İnci Kaya / DİN DERSİ ÜZERİNE

DİN DERSİ ÜZERİNE

DİN DERSİ ÜZERİNE

Sitede din dersi üzerine  yürütülen tartışmayı önemsiyorum. Bende kendimce görüşlerimi yazmak ve  bir şeyler karalamak istedim. Din dersleri sadece Türkiye`de değil, Avrupa’da da bir sorun. Çünkü Avrupa’da yaşayan insanların çocukları kendi dinlerinin dışında diğer dinleri de öğrenmek zorundalar. Tıpkı Alevi ve diğer inanç guruplarının sünni-hanefi din inancını Türkiye de öğrenmek zorunda oldukları gibi yani ders olarak. Bir bakıma aileler acaba çocuklarımızın kafalarını çelerlermi diye korkuyorlar. Yani şöyle bir çelişki var. Kendi ülkelerinde din dersini almak istemeyen birine büyük bir öfkeyle yaklaşanlar, burada başka dinleri sadece ders olarak görülmesinden bile rahatsız oluyor. Türkiye gerçekliğinde din dersi meselesi gerçekten zor bir durum. Ve bu anlamda verilecek karar uzun soluklu düşünülmeli. Din kendi içinde bir felsefe taşısada özünde geridir ve gericiliği dayatır. Din tarihinin incelenmesi ve farklı tarihi süreçlerde oynadığı rol farklı olsada bu günkü gerçekliği çok farklıdır. Bu nedenle meseleye yaklaşırken bu gün için dinin oynadığı rolün ne olup olmadığına bakmak gerekir. Bizim için belirleyici nokta bu olmalıdır diye düşünüyorum. Bilimsel olmayan konuların bir çok şeyde olduğu gibi din dersi konusunda dayatılarak yapılmasına karşıyım. Şöyle bir tarihe baktığımızda insanlığın kıyımına yol açan savaşlar din adı altında yapılmıştır. Günümüzün dünya gerici güçleri, eski bazı dönemlerde yayılmacı politikalarında dini en etkili araç olarak kullandılar ve bu uğurdu hiç bir yöntemden kaçınmadılar.Türkiye’de de din bir sömürü aracı olarak kullanılmakta ve  gerek maddi gerekse de manevi açıdan bunun böyle olduğu görülür. Çoğu kere yürütülen siyaset din üzerinden yürütülmektedir. İnsanlar kadercilik ve korkularla sindirilmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla özünde din derslerine karşıyım ama aynı zamanda şunu da belirtmek isterim ki eğer çocuğun kişilik anlamında öz güveni gelişmemişse, bu konuya dair kendi içinde çelişkiler yaşıyorsa- ki kaçınılmaz olarak yaşayacaktır- çünkü ergenlik çağına gelene kadar çocuklar sorgulama ve her konuya yol bulma arayışı içinde olurlar. Bu bakımdan aileleri ile bile zaman zaman zıt düşebilirler.  Dinci bir ailenin çocuğu bu dönemlerde hiçte inanmayabilir ya da tam tersi bu konuda sıkı, inanç konusunda tutucu olmayan ve hatta ateist olan bir ailenin çocuğu ise dine ilgi duyabilir. Yani karmaşık bir durumdur bu. Ben okulda eğitmen biri olarak, din dersini almak zorunda kalsa bile, ailenin çocukla olan iletişimi ve dine bakış açısına dair paylaşımları noktasında yapılan sohbetlerin çok yararlı olduğuna şahit oldum. Kendim de zamanında İstanbul’da gittiğim lisede Alevi olduğum için çok zor anlar yaşamıştım ama işin komik tarafı aleviliğide bilmiyordum. Sadece ailem öyle dediği için kendimi öyle görüyordum. Bunu şu nedenle anlatıyorum. Şayet aile dine inanmıyor veya inanıyorsa bunu çocuklarıyla onların anlayacağı dilden anlatmalıdır. Evdeki durum ve duruş çok önemlidir.
Kısaca toparlayacak olursam Murat Özkan`in, dini inancının olmadığını tahmin ederek çocuğunu zorunlu din dersine göndermesini doğru bulmuyorum. Şunu da ekleyeyim. Çocuğunun durumunu ve genel psikolojisini en iyi Murat Özkan ve eşi bilir. Son karar onlarındır. Çıplak gerçekle yüzyüze olan onlardır çünkü.
Saygılarla

ilginizi çekermi ?

HAYATTAKI BOŞLUK

HAYATTAKI BOŞLUK Bazen insanın içinde koca boşluklar oluşur. Doldurulması imkansızdır. Ne yapsanız ne etseniz kar …

Bir Cevap Yazın