Anasayfa / Mustafa Akyar

Mustafa Akyar

1953 yılında Topardıç`ta doğdu. İlk, orta, Lise ve Eğitim Enstitüsü`nü Sivas`ta bitirdi. 1976 yılında Hollanda`ya göçtü. Bir Yıllık işçilikten sonra öğretmenliğe başladı. Otuz yılı aşkin bir süre Anadilde eğitim verdi. Bu arada Hollanda’da Pedagoji Akademisini bitirdi, ama Hollandaca ders vermeyi sevmedi. Hollanda Anadilde eğitim dersini kaldırdıktan sonra bir çok okulda Bilgisayar dersi vermeye başladı ve hala aynı işi yapıyor. Çeşitli ders kitapları çevirileri yaptı, Hollandaca iki tane çocuk kitabı yazdı. Uzun yıllar Türkiyeli çocuklara yönelik bir çocuk dergisinde öyküler yazdı. Evli ve bir çocuğu olan Mustafa Akyar hala Hollanda`da yaşıyor.

Kahvesiz Kahve

    Kahvesiz Kahve İçim “cızzz!” etmişti sitenin el değiştireceğini okuduğumda. Ulan.. dedim, yanlış yapıyoruz yine. Bir daha oynarsa yerinden kuruyabilir bu fide. Daha sonra Mehmet Akbulut kibar bir yazı yazmıştı. Samimiyetine inanmak istedim ve içimin sızısı biraz azalır gibi oldu. Ama şimdi, Yusuf Acil ve Murat Özkan’ın yazılarından anlıyorum …

Devamını Oku

Renkler

  Renkler Nasıl da milleti köşeye sıkıştırmışlar değil mi? Dayamışlar hançerlerini ve namlularının soğuk demirlerini böğrüme.. Soruyorlar; “Siyah mı, beyaz mı?” diye. Tam “Yahu bunun bir de grisi var..” demek istiyorum ki… Gri’nin G si ağzımdan çıkar çıkmaz böğrümdeki ağrı artıyor birden. Biraz daha dürtüyorlar böğrüme silahlarını… “Söyle!… Siyah mı, …

Devamını Oku

Ap emede ağıt

  “Sırası mıydı?” demeyeceğim Sen öyle istediysen Sen öyle dediysen. Sırasıdır mutlaka ağıtların. Sırasıdır ölümün. Ey toprak! Sahip ol Apemed’e Çünkü Apemed dede Zenginlik katacak zenginliğine… ……. Değerli okurlar.. Yüzbir yaşında ayrılmış aramızdan. Hem de kendi isteğiyle. Hem de onurlu gururlu bir şekilde… “Ben kimseye yük olmam” dercesine.. İnsan üzülür …

Devamını Oku

“Ah ulan kavanoz dipli dünya!”

  “Ah ulan kavanoz dipli dünya!” Sevgili Şahap, Dizimin üstünde bilgisayarda okudum yazını. Bilgisayar dizimin üstünde. Karşımda senin yazının son satırları. Çat kapı Hanım geldi mutafaktan. elinde turşu kavananozu. Pilav yapmış Yanına da turşu yakışır diye Geldi. “Mustafa aç şu kavanozu.” Bir yanda senin yazı. Kadınlar güçlüdür diyen. bir yanda …

Devamını Oku

Musa’nın adı neydi ?

Musa’nın adı neydi ?   Bir şeyler anlatmak istiyorum ama, içimde yanlış anlaşılma korkusuyla başladım bu yazıya. İnsan yanlış anlaşılacak diye de, korkuyor diye de susmamalı ve yanlış da olsa düşündüğünü yazmalı diye kendimi kandırdım ve başladım bu yazıya. Yazı belki beni anlatmayan, sizleri yine şaşırtan bir yazı olacak ama …

Devamını Oku

BIR GEÇ KALMIŞ YANIT, BIR KORKU, BIR ANI.

  Bir geç kalmış yanıt, bir korku, bir anı. Sevgili Hüsnü Çavuş, Sormuştun ya… “Sizce nedir?” diye, “Namus…” Ne bağımsızlık uğruna savaşmaktır namus. Ne iki bacak arası. Bana sorarsan namus, Kısacası; Önce kendini kandırmamaktır sonra da başkasını… Kaçıp Gitmek Çocukluğuma Hiç kusuruma bakmayın. Ben hergün değişen ya da değiştirilen gündemlerden …

Devamını Oku

İKİ MEKTUP VE NIHAYET BİR ŞİİR

  İki mektup ve nihayet bir şiir Sevgili İlhami, Yazdıklarını büyük bir şaşkınlıkla okudum. Elbette üzüldüm. Sen elbette ki başka biri değilsin. İçimizden birisin. Bizdensin. Sırf bu yüzden yazıyorum bunu Başka biri olsaydın inan gerek duymazdım. Bir şeye daha üzüldüm. Yeni şeyler düşünüp yazacak yerde Biz hep birbirimizi mi yiyeceğiz …

Devamını Oku