Anasayfa / Yusuf Acil / BİLİNCİMİZİN ALTINDAKİ GERÇEK VE KÖY SİTEMİZ?

BİLİNCİMİZİN ALTINDAKİ GERÇEK VE KÖY SİTEMİZ?

BİLİNCİMİZİN ALTINDAKİ GERÇEK VE KÖY SİTEMİZ?

Bir yılı aşkındır köyümüzün sitesine yazıyorum. Siteye ne kadar katkısı oldu bilemiyorum ama kendi adıma bazı yazar arkadaşların yazılarını zevkle okuyorum.. Onların görüşlerinin bazı yanlarına katılmasam bile bu yazılardan öğreniyorum. Platformu bize sağlayan arkadaşımız  Mamo’ya emeğinden dolayı teşekkürler. Sitenin ekonomik, yönetim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak öyle kolay değil.

Şimdi ise köy dernek yönetiminden arkadaşlar siteyi Mamo’dan almak istediklerini öğrendik. Bu konuya ilişkin görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.. Kimin veya kimlerin yönettiği önemli olmakla beraber esas olan sitenin sağlıklı doğru bir çizgi ile yönetilmesidir. Sağlıklı işlemediği bir durumda hangi kurum olursa olsun dağılmakla yüz yüze kalacaktır. Bu bizim köy sitemiz içinde geçerlidir. Bunu neden söylüyorum? Benim cevap bulamadığım soru bugüne kadar sağlıklı işleyen, iyi kötü gelişmelere tavır alan bir sitemiz var. Değişik görüş ve anlayışların kendisini konuşturduğu, günün moda deyimiyle oldukçada demokratik bir işleyişe sahip bir platformdu! Kısacası oturmuş ve olgun bir yapı durumundaydı. Şimdi işleyişte bir sorun yokken neden birden bire köy dernek yönetimimiz siteyi devralma kararını aldı?  Oysa hepimiz biliyoruz ki köyün değişik sorunları var. Yapılması gereken çeşitli işler var. Böyle bir durumdayken siteyi dernek yönetime havale etmek doğru bir karar olacağını sanmıyorum. Anladığım kadarıyla dernek yönetiminde ağırlıkları olan 2 arkadaş gelecek kongrede aday olmayacaklarıdır. Murat abi zaten yazmış bunu. Diğeri ise dernek başkanımız Mehmet Akbulut abimizdir. Geçen yıl bize dernek yönetimine girmeyeceğini dillendirmişti. Şayet bu arkadaşlar aday olmayacaklarsa bu demektirki gelecekte derneğin durumu çok zayıflayacaktır. Öylesi bir durum ise dernek yönetiminin doğrudan denetimi altına alınmış bir köy sitesinin işleyişini tıkayacaktır.

Ben burada teknik bakımdan başkasının bu işi yapamayacağını tartışmıyorum. Belkide teknik bakımından daha iyi yapacak arkadaşlar vardır. Burada tayin edici mesele siteyi doğru çizgisinde tutabilmektir. Bu derinlik ve bilgi isteyen bir iştir. Açıkça konuşmak gerekirse bu konuda kaygılıyım. Bu çizginin kalıcılığında şüpheliyim. Yanılabilirim ama bence köy dernek yönetimimizin siteyi almak istemesinin esas nedenin sitenin şimdiki çizgisine olan itirazıdır.
Gerçekten esas sebeb benim yazdığım ise, hem köy dernek yönetimindeki arkadaşlarla hemde yazar arkadaşlarla bunu tartışmayı öneriyorum. Yok sebeb  bu değil denecekse o halde niçin durup duruken site el değiştirsinki? İşleyişi esasta olumlu, ezilenlerin kendi  görüşlerini savunabildiği oturmuş bir yapıyla oynamanın doğru olduğuna inanmıyorum. Elbette katılmadığımız, istemediğimiz, beğenmediğimiz yazılar ve görüşler de yayımlanıyor. Böylesi durumlarda yapılacak en güzel şey, olgun, yapıcı bir eleştiri ile bu yanlış gördüğümüz yazılardaki anlayışları eleştirmek ve kendi doğrularımızı anlatmak olmalıdır. Sitede çıkan bazı yazıları bende şahsen beğenmiyorum/katılmıyorum.. Ama ben beğenmiyorum ve katılmıyorum diye bu yazıların yayımlanmasını engellemeyide doğru bulmuyorum. Zira karşıt veya zıt görüşler insanın aynası gibidir. O yazılarda insan kendisini görür. Hem olumlu hemde olumsuz anlamda kendisini görür. Güçlü ve zayıf taraflarını kavrar. Kaldıki karşıt görüşler yapılara canlılık verir. Peki yayımlanmasına kesin karşı olduğumuz yazılar/anlayışlar; diğer bir deyimle kırmızı çizgilerim yok mudur? Elbette var. Bunlar 1- Irkçı-faşist kurumların ve/veya şahsiyetlerin görüşleri 2-Kökten dinci-şeriatçi gericileri. Bu türden görüşlerin yayımlanmasına mutlaka ama mutlaka karşı çıkarım. Bunlar halk düşmanı görüşlerdir. Ama görüşlerine hiç bir şekilde katılmadığım halde örneğin Mamo’un yayımladığı Fikri Sağlar, Ahmet Altan ve diğer bazılarının yazılarının içeriğine itirazlarım olmakla beraber siteye konulmasına bir diyeceğim olmaz. Fikri Sağlar ile Ahmet Altan değişik duruşlara sahiptirler. Biri kemalisttir, diğe ise post-modern liberal dünya görüşüne sahiptir. Garip gelebilir ama bunların görüşleri madalyanın diğer yüzleri gibidirler. Her ikisinin görüşlerine (bazı doğruları dile getirmelerine rağmen) katılmıyorum. Ama çok genel bir değerlendirme yapacak olursam bu görüşler asla halka düşman görüşler değil. Dolayısıyla bu gibi aydınların yazılarının sitemizde olması siteye canlılık getiriyor. Buna rağmen bu insanların görüşlerine karşı eleştiri getirmek önmelidir. Örneğin Ahmet Altan’ın AKP’yi demokrasi havarisi gibi bize yutturmaya kalkması kabul etmediğim bir görüştür. Yine Fikri Sağlar’ın gericiliği/gericileşmeyi ve Türkiye’nin girdiği yeni yönelimi devletin bir projesi değilde AKP ve diğer bazı kesimlerle sınırlıması tutması doğru görmediğim görüşlerdir. Bunların demokratlıkları egemen sistemin içiyle sınırlıdır. Uzatmak istemiyorum. Bunları tartışabiliriz. Burada esas anlatmak istediğim şey dernek yönetimimizi sitenin el değiştirmesine götüren esas sebebi açığa çıkarmaktır.

Elbette site kimsenin şahsi malı değildir. Ve başkalarınında yönetime talip olma hakları vardır. Eğer “Site işlemiyor, yavan kalıyor, biz daha iyisini yaparız” denilseydi bu başka bir şey olurdu. Ama benim gördüğüm ve izlediğim kadarıyla yönetim ve işleyiş iyidir. İyi işleyen bu kurumumuzu bozmak yanlış olur. Kaldıki derneğin şimdiki ve gelecekteki yönetimleri köy için diğer işlere yoğunlaşması köy için daha faydalı olmaz mı?

Şimdi bilincimizin altındaki gerçeği açıkça ve cesaretlice ortaya koyup, yoldaşça tartışalım. Amacımız daha iyi bir site ise, gelin daha iyisine doğru gitmek için çabalayalım, geriye değil

 

ilginizi çekermi ?

“ŞEYTAN`IN” İKİ OĞLU

    Seçim veya referandum zamanları ülke vatandaşlarının politikaya ilgilerinin arttığı özel dönemlerdir. Bu dönemlerde …

Bir Cevap Yazın