Anasayfa / Şahap Eraslan / ASLINDA MEHMET ALI’YI ASMALI!

ASLINDA MEHMET ALI’YI ASMALI!

Merhaba Mamo,

 

Her ne kadar karşılıklı teşekkürler, iyi dilekler siteye yansıdıysa, kırgınlıklar dile getirilmediyse de sanıyorum bu sitenin kapatılmasında kızgınlıklar rol oynadı. Referandum da çekilen çizginin sitenin ortasından geçeği, böleceği, Taraf Gazetesi’nin taraflar yartacağı, aklımdan geçmemişti.

Belki bir dönem sana/bana/ona kızgınlıklar sürecek. Öfkeler kendilerini sürekli üretemezler… Sonra başkalarına kızılacak belki de… Bu aralar gördüğüm kadarıyla kızgınlıklar Mehmet Ali’ye yönelik… Haklılar (mı?). Kızgınlıklar yerine espiri kültürümüzü gözden geçirebiliriz… Bektaşi fıkraları Sünnileri/hocaları; Kürt fıkraları kürtleri; kadın fıkraları kadınları aşağılamıyor mu? Alevi Şiiri’nde bilmem kaç yerde yobaz/hocadan söz ediliyor… Yunanlıları Denize döktüğümüzle hala övünüyoruz… Bununla da kalmayıp bayramlar yapıyoruz… Mehmet Ali de bizden biri… Geleneklere uymuş yani… Bu kızgınlıklar da saman alevi gibi geçer… Ya sonra…

 

Biliyorum, çok uykusuz kaldın… Zamanını benim/bizim nazlanmalarımızı azaltmak, bizi/beni yazmak için ikna etmelerle geçirdin… Telefonlarda geçirdiğin sürede belki de bir başka kitap yazmak bile olanaklıydı… Biliyorum çılgınca bir uğraştı ve sen çılgındın, çılgınca uğraştın. Benim gibi ipe sapa gelmez hergeleyle uğraştın. Site “başka olsun”du, derdin. Sitenin başka olması da züppeliğe tahammülle mümkündü… Bana katlandığın için sana teşekkürler… Keyifle okuyup, yazdığım bir siteyi başardığın için de teşekkürler….

Sizin komşu köylerin sitelerine giriyorum bazan… Ölüm ve düğün haberleri… Bir de yapılan turnuvadaki maç sonuçları…

Kentleşmede sürecinde oluşan kültür de garip değil mi? Alevilik demokrat, hümanist, kadın haklarına saygılıymış, falan… Valla seni bilmem ama ben eşlerini döven onlarca Alevi tanıdım… Ben bir köfteci dükkanı açsam ve adını da “Sivas Köftecisi” koysam Sivas dernekleri bu ismi kullanamayacağımı savunurlar mı? Bir kentin/kasabanın/köyün adını kullanmama karşı çıkarlar mı? Yani Sivas adını kullanmak Sivas Derneği dışında olanların kullanmasına yasak mı?  Benim muayenehanenin yanında (Kreuzberg) giyim eşyası satan mağzalar var. Sahipleri Türkiyeli… Dükkanlarına Paris, Londra isimleri koymuşlar. Bildiğim kadarıyla o kentlerin belediye başkanlarından “dükkanları bize devredin, çünkü bizim adımızı kullanıyorsunuz” türünden bir yazı almamışlar… Ben bundan sonra çocuklarına benim ismimi veren insanları mahkemeye mi versem acaba? Köyünüzün isminin bu sitede kullanılamayacak olmasını kavramıyorum. Zekama say… Ya da bu site kapatma meselesini daha açık bir biçimde yaz(ar mısın? Bir rica sadece).

Önceleri insanların bir tek dil konuştuğu, daha sonraları dillerin çoğaldığına inanılır. Bu inançta insanın bir atadan geldiği, bu varsayımdan ötürü de insanların kardeş olduğu fikri savunulur. Tek tanrılı dinlerde de bu vardır. Adam ve Havva’nın dili insanlığın ilk dilidir. Kutsal kitaba göre (Genesis),diller Babil’de ayrışmaya başlar. Tanrı, kenti ve Babil Kulelerini görmek için yeryüzüne iner. Tek tanrılı dinlere göre en eski anadilimiz Adem ve Havva’nın konuştuğu dildir. Babil kırılma noktası… Sonrası dillerin çoğalması. Kurciklilerin konuşutuğu diller bayağı fazla: Kürtçe, Türkçe, Almanca, Flemenkçe, Fransızca, İngilizce… Bazı Kurcikliler Zazacayı iyi konuşamasalar bile anlarlar… Biz kendi realitemizin ne kadar gerisindeyiz. Bu sitede çok sesli olmak, çok sesli konuşmaya tahammül etmek bayağı zordu.  Yıllar öce bir veda yazısını burada çok sesli olmaktan yana yazmıştım… Yıllar geçti aynı yerdeyiz galiba…

Ben çocukken dönemin büyükleri yabancı fikirlerin kafamıza girmesin, hepimiz tornadan çıkmış gibi olalım diye çaba gösrerirlerdi. Delikanlılık yıllarımda ben ve arkadaşlarım yabancıları mahalleye sokmamaya özen gösterdik. Yani çocukken kızdığımız yetişkinlere yetişkin olunca tıpa tıp benzemiştik. Sonra sokalar, kasabalar diğerine/ötekine yasaklandı. Solcu ve sağcı kantler/mahalleler/sokaklar vardı… Biz yabancıyı sevmedik, sevemedik… Yabancının exotik çekiciliği, ayartıcı olması, değişim dinamiklerinin motoru olmasına alışamadık…

Her yolculuğun bir sonu var. Yol arkadaşlarımın tümüne bu yolculuk için teşekkürler… Kırdıklarımdan değil (bazı kırmalar yakınlık kurma amaçlıydı) ama kırgınlıklarını hala onaramadıklarımdan özür dilerim…

Sevgiyle, dostlukla…

Erol TAŞ

ilginizi çekermi ?

AŞK ÜZERİNE DERS NOTLARI

Aşkla kapitalizmi ilişkilendirmek düş kırıklıkları yaratıyor.  Bilincimizle karşı çıktığımız kapitalizmin sevgilimizle karşılaştığımızda hızla atan yüreğimize …

Bir Cevap Yazın