Anasayfa / Şükrü Şahin / AMPÜL IŞIĞINDA AYDINLANMAK…

AMPÜL IŞIĞINDA AYDINLANMAK…

Akp, kendi iktidarının ikinci döneminde birden bire demokrat, aydın oluverdi. Özellikle de 27 Nisan e muhtırasından sonra asker karşıtı görüntüler, Ergenekon operasyonları, İsrail karşıtı söylemler aldı başını gitti. Akp iktidarı özellikle de son iki yıldır bir açılımdır tutturdu. Öncelikle bu açılımları bir inceleyelim.

— Kürt açılımı: Kürt sorunu bitecek diye yola çıktılar *** dil dahil olmak üzere en küçük bir adım atmadıkları gibi savaşı daha da yaygınlaştırıp özel ordu çalışmasıyla sorunu çözmeye çalıştılar. Temel taleplerden biri olan *** dilde eğitim yerine TRT kanallarından birinde Kürtçe belgesel ve klasik vur patlasın çal oynasın müzik etkinliklerinden başka bir şey sunamadılar. Koruculuk sistemini kaldırmak yerine daha da meşrulaştırdılar. Savaşın yaygınlaşması için ne gerekiyorsa fazlasıyla yapıldı. Kürt Türk kardeştir hepimiz “Müslümanız “ diyerek sorunun çözüm yöntemini ortaya koydular. Hala açacağız diyorlar bekliyoruz bakalım nasıl açacaklar…
— Alevi Açılımı : Sivas’ta, Çorum’da, Maraş’ta sonrasında tekrar Sivas’ta ,Gazi’de yakıldılar, kırıldılar ve şimdi cellatları tarafından hakları verilecekti. Devlet tarafından tanınacaklardı. Olmadı, ne zorunlu din dersleri Avrupa insan hakları mahkemesi kararlarına rağmen kaldırıldı, ne Madımak müze oldu ne de Cemevleri ibadethane statüsüne alındı. Sadece yükselen alevi muhalefetinin önüne geçebilmek için kendi Alevilerini yaratma sürecini hızlandırdılar. Kendi Alevileri zaten böyle bir sürece hazırdılar. Şimdi Alevilerle ilgili açılımı da bekliyoruz.
—Çingene açılımı: Roman vatandaşlara yönelik açılım yapan iktidar İstanbul da romanların yerleşim yerlerini yıkma kararı alırken, Manisa da daha sert bir uygulama ile yerlerinden sürdürdü. Zaten yeterince çilelilerdi şimdi Akp gibi bir kurtarıcıları var. İşleri daha da zor artık..
Bu üç maddede ki tablo bile tek başına Akp iktidarının açılımdan ne anladığını ortaya koymaya yetiyor. Şimdi kime seni kurtaracağım dese içimden yazık demek geliyor.
Ekonomik ve sosyal olarak sadece halka saldırmayı başaran Akp, şimdi önümüze size daha demokrat bir anayasa çıkaracağım diyor.
Yeni anayasa:
Yeni anayasa da en önemli madde olarak geçici 15. madde gösteriliyor. Sembolik olduğu artık herkes tarafından bilinen bu madde demokrasinin ve darbe karşıtlığının simgesi olarak gösterildi. Zaman aşımı da dikkate alınarak kaldırılmak istenen bu maddenin kaldırılması hiçbir anlam ifade etmiyor. Aslında sorulmamış bir soruyu buradan sormak gerekiyor. Şu an anayasayı değiştirmeye çalışan insanlar 82 yılında oy kullanabiliyorlardı o zaman evet mi hayır mı demişlerdi. Abdulkadir Aksu, Köksal Toptan, Cemil Çiçek de dahil olmak üzere Akp hükümetinin birçok temsilcisi uzun yıllar bu anayasa ile içleri sıkılmadan bu ülkeyi yönetmediler mi. Bu anayasa ya kendileri evet demediler mi. O zamanlar neden cesaret edemediler de şimdi demokrasi havarisi kesildiler. Şimdi işlerine gelen maddeleri değiştirerek kendilerini demokrat olarak isimlendirmeye çalışıyorlar.
– Memur Sendikalarına toplu sözleşme hakkı verdiklerini söylüyorlar ama grev hakkı yok. Kendi kurdurdukları sendika hemen hemen tüm işkollarında yetkiye sahipken yine de korkularından grev hakkını veremiyorlar.
– Hsyk ve anayasa mahkemesi ile ilgili değişiklikler ise bu halkı hiç mi hiç ilgilendirmemektedir. Orada kimin olduğu değil hangi yasalarla çalıştıkları önemli.
Şimdi gelelim AKP ampülü ile aydınlanan solculara,
Akp yanlısı medyanın vs evet demesi zaten doğal. Ancak bizi ilgilendiren sol dünyanın düşünceleri. Akp nin ampülü ile aydınlanan aydınlar Hayır demeye “ne yani 12 Eylül anayasasının değişimine hayır mı diyorsun” diye tepki göstermektedirler. Bu “aydınlar” ya değişimi ciddi bir değişim sanıyorlar ya da bu kadarlık değişiklik onları mutlu etmeye yetiyor. Sormak gerekiyor. Akp kendisine de zarar verebilecek tek bir madde değişikliği yapmış mıdır?  Akp iktidarı döneminde bu halkın ihtiyaçlarına cevap verecek ekonomik ve sosyal alanda tek bir iş yapmış mıdır.?  Taksim 1 Mayıs alanı da dahil tüm haklar mücadele sonucunda kazanılmadı mı? Daha 2 yıl önce taksime girenlere saldırı emrini Akp iktidarı vermedi mi?  Ya da Ankara da daha bu sene tekel işçilerine saldıran yine bu iktidar değil miydi.? Ne oldu da şimdi bu tarikat artıklarına demokrat gömleği giydirme ihtiyacı hissedildi. Bu ülke de Menderesleri ulusal kahraman yapanların şimdi 12 Eylülle idam edilen devrimcilerle yine aynı dönemde idam edilen faşist katilleri aynı tabakta sunması sadece alçaklıktır. Akp ye demokrat gömleği giydirmek için yapılan bu referandum oyununda evet demenin de bu gömleğe evet demek anlamı taşıdığını görmek gerekiyor.
Boykot kararı ise aslında olumlu olmakla birlikte çıkaracağı sonuç bakımından Akp nin ekmeğine yağ sürecek bir sonucu getirecektir. Boykot bölgesel olarak etkili sonuçlar çıkaracaktır. Ancak geniş anlamda sandıktan evet çıkmasına da katkı sağlayacaktır.
Bu günlerde sol cepheden yükselen evet sesleri kraldan çok kralcı olmaktır. Darbe anayasasının değiştiği yalanlarına aldanmadan AKP ve ABD nin yeni dönem ayak oyunlarına karşı durmak için sandıktan HAYIR çıkması gerektiğine inanıyorum. Hayır demenin aynı zamanda gerek kendi “iyi çocuklarına” bu anayasayı hazırlatan Abd nin yeni sürece uygun anayasa talebine hayır demek olduğunun farkına varmak gerekiyor. Bu nedenle de referandumda AKP nin yalanlarına ve oyunlarına hayır diyeceğim.

ilginizi çekermi ?

ÜLKE GÜNDEMİNDEN NOTLAR

Ülke gündeminden notlar; Tayyip’i eleştirmeye çalışan öğrencilerin bir kısmı 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı, …

Bir Cevap Yazın