Anasayfa / Şükrü Şahin / AKARSULARA HASRET KALDI ÇİMENLER;

AKARSULARA HASRET KALDI ÇİMENLER;

AKARSULARA HASRET KALDI ÇİMENLER

Katliamın hemen ertesinde Adana’da kitlesel eylemlerle harekete geçtiğimiz günü unutmadım. 3 Temmuz, polis şefi katil Mete Altan kurmaylığındaki polis çetesi yaşlı genç çocuk demeden insanlara joplarla saldırıyordu. Nedeni de Atatürk anıtı önünde saldırıyı protesto etmeleriydi. Bayılanlar, yerlerde sürüklenenler… hazırlıksız gitmenin verdiği hırsla sinirler gergin. İkinci raunt başlıyor geri çekilmişiz şimdi daha rahatız çünkü polisle daha fazla karşı karşıya gelmiş unsurlar kalmış alan çevresinde. Küçük çakıl taşları devasa kayalara dönüşüyor ellerimizde ve karşılıklı kovalamacalar başlıyor. Sonra ne garip Madımak katliamının birinci derece sorumluları Shp’lilerin, kendi basın açıklaması saatlerini değiştirdiklerini öğreniyoruz. Gizli bir işbirliği yani. Bir saat önce halka reva görülen uygulamadan eser yok. Polis güvenlik alıyor ve Shp’ liler açıklamaya başlayacak. Yok o kadar kolay değil ayaklarından tutuluyorlar ve gözaltındakiler bırakılmadan konuşturulmayacakları söyleniyor. Faşizme karşı o kadar kızgın olmayan bu “eski devrimci” bozuntuları devrimcilere karşı epey bir pervasızlar. Bir gün sonra il binasını işgal ederek gerek İstanbul da Gazi Osman Paşa ilçe başkanlarının(Mehmet Altuncu) ihbarı sonrasında katledilen iki gencecik insanın hesabını sormak ve madımak katliamının sorumlusu olarak Shp’yi teşhir için eyleme başlıyoruz. Yine saldırıyorlar ama aldıkları tepki sonrasında durmak zorunda kalıyorlar. Saldıranlar daha 3-4 yıl önce içeriden çıkmış eskiler. O an bir arkadaşın sıkça kullandığı bir cümle geliyor aklıma” emperyalizmin sofrasına bağdaş kurmuş fikir fahişeleri”. Besiye çekilmiş hepsi şimdi sıra bizde diyorlardı devlet kurumlarında çalışmaya başladıklarında. Doğruydu sıra onlardaydı. Ne de güzel başlıyordu “ yine bir gün faşistler 3 koldan saldırıyorlardı biz ise …” diye başlayan cümleleri. Halbuki faşizm hala sürüyordu ve kendileri de ona yardımcı oluyordu…
2 Temmuzda Sivas’ta olmak;
Katliamdan 2 hafta sonra Sivas ta Madımak’ın hala is kokuları yaydığı bir gün Madımak’ın önündeydim. Daha iki hafta öncesinde 33 kişi çıkarıldı buradan ve bir dönem imha edildi devlet destekli yobazlar tarafından. Gözler kan ç***ğı…
Bir sene sonra artık bu kentte akademik eğitim alacaktım ve her gün görecektim ve her gün gördüm orayı, hiç sıradanlaşmadı gözümde. Her gördüğümde kinim biraz daha arttı ve asla azalmadı. 4 yıl boyunca üniversitede bir tek THM konserimiz bile Akarsu, Hasret türkülerinden eksik kalmadı. Tehditlere rağmen “Akarsuyum yansam da” dedik kanlı Sivas ta.                 Temsilcilik düzleminde katılınan anma törenlerini de hatırlıyorum. Saati bilmediğim için 2 sıra çevik arasına sıkıştırılmış temsilcilerle aramızda polis varken katıldığım töreni. Ne kadar garip bakıyorlardı çevrede insanlar sanki yakılırken doğaldı da ölenleri anarken anormal. Ve madem bu kadar polisi vardı bu kentin hatta askeri, neredeydiler katliam günü.
Katliamın üzerinden 2 yıl bile geçmeden aslan sosyal demokratlar bu kez gazide güç gösterisi yaptılar. Çatışma haberinden sonra okula çıktık İstanbul’a gidip çatışmaya katılma kararı alıyoruz ama ne garip okul da metrekareye 2 asker düşüyor. Gazetelere bakınca anlıyoruz durumu “gözler Sivas’ta”. Yok Sivas sembol ama gazi de atması gerekiyor yüreklerin. Olmuyor gidemiyoruz gücümüz ölçüsünce okulda da sadece biz olmamızdan da kaynaklı olacak korumalar eşliğinde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tekrar soruyoruz sonra devletin bu kadar askeri var mıydı.? Yoksa son iki senede asker sayısını mı arttırdılar.
İşte bu sebeple sayın Turgut Öker in sorduğu soruyu 2007 de ki anma törenlerinde kendi kendime sormuştum. Ey katiller şimdi neredesiniz diye. Alabildiğince daralmanın yaşandığı dönemi yaşayan biri olarak 15 bin yürekle yürümüştüm oğlumla birlikte.
2010 daha önemliydi alevi toplumu açısından. Neredeyse 2 yıldır zalimin sofrasında pazarlık yapmaktaydılar. Neredeyse 2 yıldır oturmamaları gereken o sofrada zalimin reklamında farkında olarak ya da olmayarak rol aldılar. Hiç katılmamaları gereken toplantılarda çağdaş Yezit’leri meşrulaştırdılar. Taleplerimiz pazarlığa açık değildi ve çok netti. Oturmamaları gerekiyordu o masaya.Bugün Madımak kamulaştırıldıysa bu o açılım toplantılarının değil. Alevi ve devrimci örgütlenmelerin yüz binleri sokağa dökmesinden kaynaklanmıştır. Yarın Madımak ibret müzesi olacaksa bu da hiç kuşkusuz yine aynı eylemlilik ve irade sürecinin sonucunda olacaktır.
60 bin yürek yürüdü Sivas ta. Son yıllarda yaşadığım en canlı yürüyüştü. Başkanımızın isteği üzerine bazı faaliyetlerini eleştirsem de daha önce köy sitemizden tanıştığımız sayın Hasan Aslan başkanlığında ki KDF pankartı ile yürüdük. Yaşlıların sayısı oldukça fazlaydı genel kitle içinde. Bu yürüyüşün bir halk yürüyüşü olduğunun en açık göstergelerinden biri idi. Bu aynı zamanda vali ye biz korkmuyoruz bakın daha fazla geldik cemaatlerine söyle akıllı dursunlar mesajıydı. Yürüyüş oldukça coşkulu. Sanki gelenler bir geceyi yollarda geçirenler değilmiş gibi, Sivas’ın temmuz sıcağına aldırmadan Madımak’a Akarsular gibi taşarak ilerliyorlardı. Polis oldukça kibar “ hoş geldiniz, rica etsem üzerinizi arayabilir miyim…” ancak şehir girişinde yasadışı olarak Gbt kontrolleri yapılması uygulamasının mutlaka engellenmesi de gerektiğini vurgulamak gerekiyor. Sevgili başkanımın yakın görüntü alma isteği ile kendisine gönüllü öncülük yaparak biraz da erken olarak Madımak a yakınlaşabildik. Yine hakim olamadım gözlerime …Sevgili başkanım kızmasın ama kaybolmak gibi bir geleneğinin olduğunu öncesinden duyduğum için Sivas’ta yalnız bırakamadım bir süre. Sonrasında başarmanın ve bu başarıda bir yürek olabilmenin verdiği mutlulukla ayrılıyorum alandan. Bu kadar yüreği bir araya getiren örgütlülükleri yürekten kutluyorum.
2 yıl öncesine kadar ülke de ki en aktif muhalif güçler olarak alevi örgütlenmelerini ve Kesk’i sayabiliriz. Bu örgütlü güçler hala sol muhalefetin en hareketli öğeleridir. Bu nedenle atacakları adımlar tarihe mal olacaktır. Yapacakları hataları da yine aynı şekilde tarih affetmeyecektir. Bu tarihsel sorumluluk bilinciyle daha sağlam adımlar atacaklarına olan inancımı koruyorum. Sivas’ta müze açılışına katılacağımız günü de özlemle bekliyorum…

ilginizi çekermi ?

ÜLKE GÜNDEMİNDEN NOTLAR

Ülke gündeminden notlar; Tayyip’i eleştirmeye çalışan öğrencilerin bir kısmı 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı, …

Bir Cevap Yazın