1 Mayıs

1 Mayıs

Bursa M.Kemalpaşa, Kestelek Borasit İşçileri ile oluşturduğumuz yer altı maden işçileri sendikası “ÇAĞDAŞ  MADEN-İŞ Sendikası Gn.Başkanı olarak, Genel kurulumuzun aldığı DİSK’e üye olma kararını evvelce onayını aldığım Maden-İş ve DİSK Gn.Başkanı Kemal TÜRKLER’e verdikten kısa sonra, DİSK’in ilk Yeraltı maden işçileri sendikası olarak kasım/1975 tarihinde resmen üye olmuştuk.

O tarihlerde ülkede sendikal faaaliyetler çok hareketliydi.DİSK’te Yönetim toplantıları çoğunlukla genişletilmiş kurullar bir araya gelerek yapılırdı.Yani Konfederasyon Yürütme, Yönetim, Denetim, Disiplin ve Genel Başkanların katlımıyle yapılırdı.
1976  yılı başlarında, Genel Sekreter İbrahim GÜZELCE’nin birkaç yıldır zaman zaman gündeme getirdiği “1.MAYIS”ın kutlanması, bu arada çok ağır hasta olan İbrahim Beyin isteği doğrultusunda ele alındı ve oybirliğiyle kabul edildi.
İbrahim GÜZELCE Basın-İş Sendikası Yöneticisi olmakla beraber TKP’de de önemli bir görevi olduğunu da biliyorduk.Gerçi 1.Mayıs kutlamalarını göremeden bir ay önce vefat etmesi de bir trajedidir.
Türkiye’de çok uzun zaman önce kutlanan 1.Mayıs’ın yasal izinler alındıktan sonra örgütlenme çalışmaları tüm Türkiye’de coşkulu bir heyecan ile işyerlerinde başlamıştı.
Bizde iki otobüs yaklaşık 90 kişi, mavi iş tulumları ve başlarımızda sarı madenci baretiyle o gün sabah İstanbul Beşiktaş Balmumcu’da korteje dahil olmuştuk.
Yürüyüş Balmumcu, Beşiktaş, Dolmabahçe, Gümüşsuyu yoluyla sanırım 10 Km.lik bir yolu müthiş bir heyecanla yürüyerek nasıl geçtiğini bile anlayamamıştık.
Taksim’e girdiğimizde meydan dolu ve rengarenk pankartlar, flamalar ve marşlar ve sloganlarla coşkulu müthiş bir kalabalık 100.000 kişi tahmin ediliyordu.Bu kalabalık o zamana kadar, sivil bir örgütün bir araya getirdiği görülmüş bir olay değildi.
O mitingde K.TÜRKLER  konuşmasının bir bölümünde “Bu alanın adı 1.Mayıs alanı olsunmu!” oylamasına topluluğun “eveetttt” onayı gökyüzünü doldurmuştu.
Miting gayet sogukkanlı ve olgun bir havada başladı ve sona erdi.
Bu görkemli mitingin ardından ülkede emekçilere ve onların örgütlerine sermaye yanlısı basın yayın organlarıyle başlatılan, iftira, karalama kampanyaları çok yönlü devlet desteğiyle devam etti.Birileri çok rahatsız olmuştu.Bu örgütlülük onları çok rahatsız etmişe benziyordu.
Yine 1977 yılı başlarında 1.MAYIS’ın kutlanmasına kurullarımızda karar aldık.Bu yıl daha fazla katılım ve görkemli olması konusunda hazırlıklar başladı.
O yıl Haziran ayı başında Türkiye’de Genel seçim vardı ve bu seçimde DİSK bazı yörelerde emekten yana bazı milletvekillerini destekleme kararı almıştı.Bu nedenle ben de Bursa’da görevlendirilmiştim.1.Mayıs.1977 günü de CHP’nin ön seçimi vardı.Bu nedenle işyerimizden iki otobüs işçi arkadaşlarımızı göndermekle beraber ne yazık ki ben gidememiştim.Daha sonra  meydanda topluluğun 250.000 kişiye yaklaştığı tespit edilmişti.
Tam M.Kemalpaşa’dan Karacabey’e geçmiş ve oradan 20 km. ötedeki köyümüze vardığımda,geceden beri uykusuzluk nedeniyle biraz uzandığımda beni sarsarak uyandırdılar.Radyoyu dinlediğimde İstanbul’da 1.Mayıs’ın kana bulunduğu haberini duyar duymaz Bursa’ya hareket etmiştim.
Daha sonra Aralık)1977 Genel Kurulunda, DİSK Gn.Yönetim Kurulu Üyesi olarak, kamuoyunun pek bilmediği konuları bizzat birinci ellerden duyduk ve belgeleri defalarca okuduk.O zamanki İntercontinental (bugünkü The Marmara Oteli) oteli işçileri swendikamız Oleyis üyesi olduklarından onların şahit oldukları yabancı kişilerin bazı katlarda önceden alana bakan odaların tutulması ve bazı katlara ve odalara yaklaşılmasının dahi yasaklanmasını, ayni gün katliamdan sonra Yeşilköy Havaalanındaki yine Oleyis üyelerimiz gözlediği bazı kişilerin gümrük dışından bavul ve valizlerinin aranmadan çıkışlarına şahit olan pek çok kişi vardı.
Olayların ardından DİSK uzman ve yöneticilerinden bazılarının talihsiz açıklamaları örneğin:”Saldırıyı Maocu Bozkurtlar yaptı” gibi anlamsız ve yanlış beyanlarına, hükümet başkanı Başbakan DEMİREL kamuoyuna “Alandaki saldırı Maocularla Leninciler arasında olmuştur” zırvasını ileri sürmesine de neden olmuştur.Katliamda 37 kişi öldürülmüş, 125 kişide yaralanmıştır.
Hükümetin el altından DİSK aleyhine Bakırköy C.Savcılığınca başlatılan soruşturma, Savcı Çetin ÖZEK tarafından sonuçlandırıldı.Karar “Disk bu olayın sanığı değil mağdurudur” kararı egemen çevrelerin hiç hoşuna gitmemişti.Kısa sonra sonra Savcı baskılara dayanamayarak mesleğinden ayrılmak zorunda kaldı.
Daha evvel “Anadolu Halk Hareketleri” yazarı Çetin ÖZEK, kariyere başladı ve önce Doçent daha sonrada Profesör oldu.1997 yılında İzmir’de 1.Mayıs.1977 yılının 30.yılı etkinliklerine, Bayraklı -TMMOB salonundaki “1.Mayıs.1977” katılmıştım, olayın tüm görüntüleri ve şahit ifadelerine dayanan belgesel filmini hazırlamış ve en ince detayına kadar olay aydınlığa kavuşturuluyor.
Bu defa 1.Mayıs.1978 tarihinde de Egemen sınıfların tüm tehdit ve saldırılarına karşın biraz daha da kalabalık bir miting tertibettik.Ben bu defa yine Balmumcu’dan yeni birleştiğimiz Dev.Maden-Sen kortejiyle alana geldikten sonra Continental Otelinin terasında Yönetim Kurulunun yanından seyrettiğim alanı hala hatırlarım.
9.Nisan.1979 günü DİSK Gn.Yönetim Kurulumuz 1.Mayıs’ı kutlama kararımızı kamuoyuna açıkladıktan hemen sonra karşılık hiç olmadık yerden geldi.2 yıla yakındır devam eden, İstanbul 1.Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Org.Necdet ÜRUĞ, “Eğer hükümet  26.Nisan.1979 günü sona eren Sıkıyönetim i uzatırsa 1.Mayıs kutlamalarına izin vermeyeceğim” diye basına açıklama yaptı.
Şimdi dikkatinizi çekerim:Bu yasal olmayan müdahale yapıldığında, TC Hükümeti CHP tarafından TBMM’den güvenoyu almış ve başbakan da Bülent ECEVİT idi.Tabi bu demokrasi ve yasalara aykırı şartlı müdahaleye Hükümetten tek ses çıkmaması da dikkat çekiciydi.
DİSK 1977/Mayıs onunda ECEVİT’in Taksimde yapacağı seçim mitingi için zamanın Başnbakanı DEMİREL “Miting yapma size suikast yapacaklar” ikazına karşın yaptığı mitingde DİSK binlerce üyesi ile yanında yer almıştı.Haziran/1977 genel seçimlerde de DİSK CHP’yi desteklemişti.Hatta Oleyis Sendikamız Genel Başkanı Nusret AYDIN, CHP Genel İdare Kurulu üyesi ve aynı zamanda DİSK Gn.Yön.Kurulu üyemizdi.Lasyik-İş Sendikası Gn.Bşk.Yardımcısı Kenan AKMAN da CHP Sakarya Milletvekiliydi.Daha pek çok DİSK üye ve yöneticileri CHP örgütü üyesi ve pek çok da örgüt kademelerinde görev almışlardı.
Biz yine de kurullar ortak toplantısında 28.Nisan.1979 Cumartesi günü “1.Mayıs”n yapılacağı kararımızı ve çağrımızı  basın toplantısında açıkladıktan hemen sonra, rütbeli 3 subay tarafından. DİSK Gn.Başkanı Abdullah BAŞTÜRK, Gn.Sekreter Fehmi IŞIKLAR, Gn.Bşk.Yardımcıları; Kemal NEBİOĞLU, Rıza GÜVEN, Mukbil ZIRTILOĞLU, Eğitim Daire Bşk.Mustafa AKTULGALI, Örg.Daire Bşk. Tuncer KOCAMANOĞLU gözaltına alındılar.
Bu defa kurullarımız DİSK Yürütme Kurulu görevlerini Yürütmek üzere, benim de dahil olduğum 5 kişi, Besin-İş Sen.Gn.Bşk.Demirhan TUNCER, Oleyis Gn.Bşk.Nusret AYDIN, Gıda-iş Sen Gn.Sekreteri Mehmet MIHLACI, İlerici Dei-İş Sen. Gn.Bşk.Kenan BUDAK ve ben seçilerek görevlendirildik.
Kurulumuz ayni kararı yine basına açıklayınca, (çoğunluk düşmemesi için 2 kişi imzalamıştı)  Demirhan TUNCER ve Mehmet MIHLACI hemen sokakta bekleyen Subaylar tarafından gözaltına alındı.
Bu arada Sıkıyönetim Komutanlığı 30.Nisan saat:24.- itibaren, 1.Mayıs günü sokağa çıkma yasağı ilan etti.
30.Nisan Pazartesi günü Nusret AYDIN Ankara’ya Sendika Genel Merkezine, Kenan BUDAK Miting kutlamaları için gidince ben DİSK’te yönetici olarak yalnız kalmıştım.Akşam üzeri yeterli yiyecek temin ettik.Gıda-İş Sendikamızdan bir hukukçu temin ederek, DİSK uzmanlarında Günaydın ERDOĞMUŞ ve Argun MÜCELDİLİ ile binamıza kapandık.
Gerçi İstanbul’da sokağa çıkma yasağı vardı ama, ülkenin pek çok yerinde 1.Mayıs kutlamaları yapılıyordu.Bu arad b izi de çok zor durumda bırakan olay, bazı sendikalarımız, başta Maden-İş Sendikamız olmak üzere,Bayse, Bank-Sen vbg. 1.Mayıs’ı İzmir’de kutlamaya karar vermeleride hem kamuoyunda bizi bölünmüş görüntüsü verdi, hemde İktidar ve Sıkıyönetime önemli bir koz sağlamış olmaları da bizi zor durumda bırakmıştı.
1.Mayıs Salı sabahı gün ışırken sokağın kuzey başında bazı hareketlenmeler olmaya başladı.Çevre binalardan ara sokaklardan bir kalabalık 3-400 kişi birikti ve sıra olmuşlardı.Daha dikkatli gözlediğimizde başlarında Behice BORAN ve bazı tanıdığımız kişilerden, bu grubun, birkaç gün önce Partilerinin Kuruluş Yıldönümünü kutlamak için sokağa çıkacaklarını açıklayan TİP üye ve yöneticileri olduklarını anladık.
Bulunduğumuz yer binanın 5.katında olduğundan pencereden diğer ara sokaklardan ellerinde silahlarla pek çok polisin çevreyi abluka altına almaya başladığı açıkça görülüyordu.Diğer taraftan da caddenin aşağı kısmına askeri cms ve reo kamyonlar sıralanmıştı.Biz akşamdan emniyet tedbiri olarak binamızın dış demir kapılarını kaparmış ve asansörleri de yukarı çekmiştik.
TİP grubu tam DİSK’in *** kapısı karşısında durarak Behice BORAN bir bildiri okumağa başladı.Biz derhal aşağıya indik.Bir saldırı halinde grubun kaçacağı hiçbir yer olmadığından, asansörleri aşağı çekip kapıları açtık.Bildirinin okunması biter bitmez polisler Behice Hanımı zorla sürükleyerek yandaki Bankanın merdiven sahanlığına attılar. Ben önceden gerekli telefon numaralarını bir kağıda not etmiştim.Hemen Başbakanlığı aradım.Beni Müşteşara bağladılar.Durumu kısaca anlatıp Başbakana iletilmesini rica ettimse de beni, daha önceden birkaç görüştüğüm Bakan Hikmet ÇETİN’e bağladılar.Kendisine telefon ahizesini pencereye yaklaştırarak aşağıdan gelen korkunç sesleri dinlemesini sağladıktan sonra “Sn.Bakan insanları öldüresiye dövüyorlar, lütfen acele mani olunuz” sözlerime verdiği cevap benim moralimi fena halde bozdu.Bana “Kardeşim onlarda dışarı çıkmasalardı!”.Telefonu kapattım.
Ertesi gün 2.Mayıs.1979 Çarşamba günü durumu değerlendirip, TİP mensuplarına ve daha bilgisi aldığım 5.000 civarında kişinin stadyuma doldurulup işkenceden geçirilmelerini kınayan bildiri basına verdiğim andan hemen sonra, sokakta bekleyen Sıkıyönetim Subaylarınca gözaltına alınarak evvela Selimiye’ye daha sonra da Maltepe Mekanize Tümen’de daha önce gözaltına alınan diğer arkadaşlarımın yanına götürüldüm.Bir süre sonra bizi de TİP’lilerin bulunduğu Selimiye üst koğuşlarına bir ahfta sonrada meşhur yeraltındaki alt koğuşlarına götürülüp, 43 gün sonrada serbest kalmıştım.
Burada vurgulamak istediğim, 1.Mayıs kutlamalarını, maalesef CHP İktidarında Başbakan, “Demokratik Sol” ideolojinin mucidi Bülent ECEVİT’in zamanında YASAKLANMIŞ olmasıdır.
Aradan 12/Eylül/1980 faşizmin darbe ve işkence yıllarından sonra yeniden inşa ettikleri Devlet”in halen süre giden 1”2/Eylül Anayasa’sıyla ve onun despot antidemokratik çağdışı yasalarına karşı 1.Mayıs’ı kutlamak mümkün olmadı.
2007 ve 2008 yıllarındaki DİSK ve diğer demokratik kuruluşların girişimleri ise vahşice bastırıldı.
Bu yıl her zamanki gibi ikitdarın karşı çıkışlarını, Türk-İş ve Hak-İş Konfederasyonlarının, her zaman yaptıkları gibi, kaypak ve iktidarı destekleyen tavırlarına karşılık, DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve diğer Emek örgütleri, CHP, DTP,ÖDP, TKP, EMEP ve daha pek çok siyasi partinin de kararlı tutum ve akıllı politikaları ve prokovakasyona karşı disiplinli davranışları sonucunda, 24.000 polisleTaksimi kuşatmış iktidarın güçlerini gerileterek, 5.000 kişi ile de olsa yasak kırıldı.Ve 31 yıl sonra 1.Mayıs.1979, Taksim “1.MAYIS ALANI”da kutlandı. Kutlamaların buruk tarafı, gençlik örgütleriyle bazı emekçilerin polis zoruyla saldırıya uğramaları üzüntümüzün nedenidir.
Bu uğurda hayatını kaybetmiş kardeşlerimizi rahmetle anıyor, emeği geçen herkese e sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Şimdiden tüm emek güçlerinin kol kola omuz omuza 1.Mayıs.2010’da Taksim 1.MAYIS alanında buluşalım diyorum…..

ilginizi çekermi ?

Kritik siyasi durum

Kritik siyasi durum Ülkemizde tüm devlet kurumları ve erk ; Yargı, Yürütme va Yasama, asla …

Bir Cevap Yazın